Yola çıkacağım 7 saat sonra, ilk kez bundan tam 16 yıl önce gittiğim o soğuk, kasvetli, karanlık şehre doğru. Kaldığım bir yıl boyunca katlanamadığım, her fırsatta koşarak kaçtığım bu şehre yıllar sonra ilk kez geçen yaz gitmiştim. Şehri sevememe nedenim, belki de içinde bulunduğum durumdu, yeryüzünde en çok sevdiğim insanlardan birini kaybetmenin verdiği acıyla, tuhaf bi sis bulutunun içinde yaşıyordum. Sis hassaslaştırıyordu da garip bi biçimde, pamuklara sarsanız cam kırığı hissediyordum canımın her yanında. Herkes güzelliğinden dem vururken, ben ilk şehre indiğimde yüzümü bıçak gibi kesen soğuğunu hatırlıyorum net bi biçimde. Haksızlık etmeyeyim, bir de cuma günleri venedik pastanesinde yediğimiz vişneli pastaları.
Geçen gidişimde değişen şehir ve benim su yüzüne çıkmasından çekindiğim korkularım engel olmuştu, kokusunu almama geçmiş günlerin. Yarın bi durucam Porsuk nehrinin kenarında, o güne gidicem sonra, 16 yıl önceki çocuğa dönücem yüzümü, sonra hesaplaşıcam güneşiyle bile beni üşüten o şehirle. Ama kararlıyım, bu defa bitireceğim bu küskünlüğü, seni bile sevecek kıvama geldim be Eskişehir.
6 yorum:
eski şehre, yeni bi sen.
eski sen' e yeni bi şehir.
yeni şehre eski bi sen.
yeni sen' e eski bi şehir.
rakısal aforizmalar.
:)
soe, gule gule git, gule gule gel ! kapat o sayfayi ve onune bak .. kocaman opuldun bella : )
hayirli yolculuklar ..
ah çok iyi yazmışsın.
iyi yolculuklar.
sonucu yaz olur mu.
:)
two, ne güzel olmuş bu böle :)sen rakı iç arada :)
ve tabi ekliyorum ; yeni şehre yeni bi ben :)
Lô - Lâaaa, teşekkürler canım, gittim ve geldim, ikisinde de doya doya güldüm :)
öpüyorumm..
deep, teşekkür ederim, çok güzel geçti, zerresi kalmamış hissettiklerimin :)
Yorum Gönder