Gözlerini kapattığında karşımda bir şehrin ışıkları sönüyor, vakit ne olursa olsun her yer gece, kar taneleri serpiliyor gözkapaklarımdan içeriye. Kabul etmekten korktuğum karanlık yanım beliriveriyor karşımda, gitmek hep gitmek istiyorum, gözlerimi beyaz şeritlere sabitleyerek, uzun uzun yollar boyunca. Sular çekiliyor şehirlerden, susuyor şen çocuk kahkahaları, sabahlarım sıradan, sadece geçiyor zaman. Oturup bir köşede izliyorum koşuşturan insanları, yaşamın aktığını görmek, gittikçe incelen o ipe daha sıkı tutunmak için ihtiyacım var buna. Yine böyle bir yaz sabahında, susuyoruz saatlerce yanyana, olmaması gereken bir yerde durmanın huzursuzluğuyla. Söylemek istediğim onca şey varken, bi el sarılıyor boğazıma, bakıyorum öylece geçen insanlara. Biliyorum ki acıtan yokluğundan öte, büyümesi ardından, doldurduğun o boşluğun hızla. Aradığın huzuru bir gün bulman dileğiyle demiştin, hatırlıyorum her seferinde bir aşka yenik düşerken, kimbilir diyorum belki bu defa...
Eylül 2000
12 yorum:
Zalım olmuş :)
sen bile, vayy :-))
bazen her gitme de sadece tek bir veda hatırlanıyor öyle değil mi tek bir veda...
öyle sanırım,tuhaftır ama,ben bunda bir ilk merhabamı hatırlıyorum, bir de bu vedayı, arada geçenler hikaye :-)
Çok etkileyici dökülmüş satırlara içindekiler..
Üstüne söz yok...
Yüreğine sağlık...
hem suskun hem çok sesli bir veda..
teşekkürler Zeugma..sevgiler.
cecilim çok sesli çook,o an içimdeki sesleri düşüncek olursan :-))
kac kez gidip geldim bu yazina .. ve hala ne diyecegimi bilemiyorum ..
cok icten olmus ..
teşekkürler Lô - Lâ...
ben de ne diyeceğimi bilememiş susmuştum öylece o zaman :-)
veda-üzerine yazılabilecek en içli kelimelerden biri.
içli olmuş.
içli.
:) teşekkürler temerrüt..için yansa da yaşarken, sonra onun değilse de, birilerinin içli bulması biraz dindiriyor acıyı, ne ilginç değil mi :)
Yorum Gönder