30 Eylül 2011 Cuma

Sistematik yaklaşım ve ölmüş hücrelerim

Blog kardeş bugün bi yazma isteği var içimde ama nasıl, sorun şu ki zihnimi odaklayıp tek bi konu hakkında yazamayacağım, her zaman öleydi ya.

Okulda öğretilen bi method vardı bize, olaylara sistematik yaklaşım özünde, kankimle bütün önemli kararların arefesinde uygulayıp ona göre hareket ettiğimiz birşey. Her istifa kararımın öncesinde mutlaka böyle bi çalışma yapmışlığım vardır. Nasıl mı yapıyoruz, önce değerlendirme kriterlerini belirliyosun, bir tabloya yerleştiriyosun, lütfen excel de filan değil, elde karakalem, 0.5 uçlu da olur, onunla hissederek hazırlıyosun, sonra herbirine 1-10'a, ya da 10-100'e puan veriyosun, hedefin en az 7 ya da 70 diyelim, eğer çıkan sonuç hedefinin altındaysa bas istifayı. Hattaa ve hatta bir ilişkiyi sonlandırırken bile kullandık bu tekniği, pişman mıyım yooo.

Sorunlara sistematik yaklaşıyosun bi defa, hem öğrendiklerini uygulama olanağı buluyosun, diyosunuz ya türev integral öğrendik o kadar ne işimize yaradı, valla şahsen benim yaradı.

Bugün yine böle bi tablo yapma isteğiyle dolup taşıyorum, ama konu iş değil, hayatın ta kendisi. Puanı 70 in altında çıkarsa, bırakcam akışına, hiçbişi için kılımı kıpırdatmicam. Yok eğer 70 üstü çıkarsa -ki olasılık dışı - asılcam dört elle, yürü suvebeyaz dicem. Kısmet artık bakalım.

Dün ki sinir harbinden sonra, hücrelerim yaşamaktan vazgeçmiş, kargamın gribim hakkındaki yorumu bu. Bu kızın yüzünden şöle ağız tadıyla ne bi depresyona girebiliyorum ne hasta olabiliyorum, bi analiz, bi terapist tavrı anlamadım gitti yaa. Sabahtan beri içtiğim ıhlamur nedeniyle ağaç büyüycek içimde, tema ya bağışlarım artık.

Şimdi varya ne hayaller kuruyorum, eve gitmişim, sıcacık battaniyeye sarınmışım, miss gibi uyuyorum, şöle 8-10 saat değil, en az 15 saat filan, offf offff. Ama nerdeyim ofiste, bilgisayarın başında, hava buz gibi, ısıtıcı boğazımı kuruttu, okumam gereken bi ton doküman var, mesainin bitmesine en az 3 saat,nası bi saadet içindeyim sen anla.

Efenim ben zamanın birinde, bundan 7 yıl evvel, bir günde karar verip İzmir'e yerleştim, nedeni biten bir ilişkinin ardından şuurunu yitirme esasında. Ama kılıf bu işte bi gelecek göremiyorum, değişik sektörlerde şansımı denemeliyim, valla bi sürü insan da yedi iyi mi. Sanki şehir değiştirirsem herşey başka olacak. Gittiiğim ilk hafta bikaç gün arkadaşımın arkadaşında, sonra öğretmen evinde kaldım, manzarası güzeldi ondan, sonra ani bir kararla ev tutmaya karar verdim. 1.haftanın sonunda bi sürü eşya almış yerleşmiş, ama aynı hafta aslında orda uzun süre kalamayacağımı da anlamıştım. Kankim çok yalvardı, bak bari eşya alma sen gelirsin diye, biliyo malını, yookk dedim kesin kararım, kalamam Ankara'da. Neyse iyi halt etmişim, bi günde de karar verip geri döndüm, o eşyaları da evin çeşitli yerlerine yerleştirdik, buzdolabı ve çamaşır makinası ölece duruyor ama. Dün akşam buzdolabının yanından geçerken şöle bi baktım düşündüm, şimdi varya herşey hazır gel deseler gitmem, nası bi azimdi o yahu diyorum. Yaşlandığımı anladım dün bir kez daha, dinamizm minicik şeylerle sınırlı artık hayatımda, ahh ahh.

Neyse blog kardeş, öğlen içtiğim ilacın etkisiyle yazıyorum bu satırları, ha normalim de farklı değil ama, bi etkisi vardır mutlaka diye düşünüyorum. Ben biraz dışarı çıkıp şu tepemde parlayan güneşe teslim edeyim ölmüş hücrelerimi, belki yeniden hayat bulurlar ha, olamaz mı..

30 yorum:

matias dedi ki...

gunesin icinde uykuya yatır
gor bak nasıl da hucrelerin dans edecek:)

cecil dedi ki...

seni çok seviyorum :)
hastayım boğazım kötü , kulağıma vuruyor inceden sızı
güldürme:)
yutkunmasıda zor

AVRAM dedi ki...

SBR, sen milletle kafa mı buluyorsun? Önce, türev-di integral-di, sinüs-tü, cosinüs-tü deyip oçok sevdiğim(!) Öklid'in, bu konuda en ufak bir günahı olmayan yedi ceddini hayırla andırtıyorsun sonra da bir günde gitmeye, bir gecede geri dönmeye karar verdiğin maceradan bahsediyorsun. Hayır, ikincisi tamam o benim tarzım zaten. Gecenin bir vakti, boş sokağa, elde sigara dalıp gider, düşünür düşünür düşünür sonra da öyle bir karar verip uygularım ki duyan küçük dilini yutar. Hem bunu yapıp, hem de tutar hesap kitap insanıyım ben dersen.. Yok, kafa buluyor derim. Hepsini birden yapıyorsan( ihtimaldir, şaşırmam) kargana da kankine de Alllah sabır, akıl fikir versin, dersin.
Ayrıca, mesai saati içinde, masanın başında rapido ile çiziktirmen gereken projelerin varken bunları yazmakla zaman geçirdiğini görecek ( inşallah bir gün) işvereninin yaşayacağı pişmanlığı ( seni işe alma konusunda) düşünmek bile istemiyorum..

Lô - Lâ dedi ki...

sucugum, kamberim, delim - gel senide ortmen yapalim : )

ugrasma boyle seylerle, ve bak sen yine down olmaya basliyorsun .. uyarim simdi bende sana, bir enkaz olurum pir enkaz olurum, haydin gel toparla ozaman beni olaree !

zihnine o kadar baski yapma, sulh : )

deeptone dedi ki...

mimin var bende.
:)

suvebeyaz dedi ki...

matias :))

suvebeyaz dedi ki...

cecilimmm , ben de seni çok seviyorummm :)

şişş bugün iyi ol emii :)

suvebeyaz dedi ki...

Avram :))

Bilimsel yaklaşımıma laf dedirtmem, ben bir matematik insanıyım :)Lütfen dikkatini çekiyorum 3 ay kaldım ama orda :)Allah hepsine sabır versin valla haklısın ama:)

Dinlenme, mola verme gibi şeylerden haberin yok sanırsam, alla alla :) Bir de iş olursa biz de mesai saati kavramı da yoktur efenim, bitirene kadar evde de olsa çalışırız :)Severim işverenlerimi, onlar da beni :))

suvebeyaz dedi ki...

Lôoo - Lâaa, yaw ben çok sabırsızım benden örtmen olmaz kii :)
aman haa enkaz filan olmayalım, uyma ayrıca sen bana uyma:))

suvebeyaz dedi ki...

deep, sabah sabah güldürdün beni ya, okudum mimi, yazıcam hem de keyifle :)

AVRAM dedi ki...

Şimdi bak, bir yöntem, rasyonel aklın yoludur. Hesaplar kitaplar, cetveller, artılar eksiler.. Aslında, aklın dışında herşeyin olduğu bir yöntem. İnsan yok bir kere içinde, hesap doğru ise, tamam. İnsanın hesapla ne işi olur a, SBR..Hep, Cicero abimizin işleri bunlar. Oysa, ne güzel demiş Kant Baba:Akıl, insanların birbirine insanca davranma yetisidir ve bundan fazlası da değildir. Onun için, boşver hesabı kitabı. İnsan dediğinin hesap kitapla değil, hırka ile işi olur. Hırkadır insanı insan yapan.
Not: Çooook inşaat firması ile çalıştım Ankara'da. Kalk masadan, çizimi ben yapacağım diyecek kadar hem de.:))

suvebeyaz dedi ki...

:)))
Ya hesap yapmam derken bile insanın zihninde hayatın matematiği var Avram, felsefeci de akıl ne arar hem, bırak bu işleri :)
Ama haklısın hırkadır insanı insan yapan, güzel söz:)
Çizimle hiç işim olmaz benim, autocad'i bakmak için açarım o kadar:)

mayıs yagmuru... dedi ki...

@AVRAM: ne güzel demiş Kant Baba:Akıl, insanların birbirine insanca davranma yetisidir ve bundan fazlası da değildir. buna şapka çıkarırım ben üstadım, dahada üstüne bişey demem :)
ama karga, sana bi çift lafım var :) bi kere ben ''hücrelerin ölmüş senin ''demedim, hücrelerin sıkıntılı olduğunu anlamış, sen şimdi iyiyim ama desende onlar vazgeçmiş bi kere, hasta olacaksın dedim :)ölmediler yani üzülme, senin haleti ruhiyene en uygun cevabı verdiler, salya sümük süründürüyolar seni :) bidaa yapma diye :)
ayrıca terkidiyarı yapıp geliyo herkes bi kere, bu artık delilik değil, gereklilik...ben denedim geldim bişey olmadı :), hem ''baktım dibine kadar , bişi yokmuş, onu gördüm geldim dersin en azından kargaaa'' diye bana o sırada akıl verende sendin unutma :) ama ben deneyimlerinden ders aldım bak, mobilyalı bi ev tutmuştum seni dinleyip, eşya almamıştım..demekki neymiş, her deneyim, birşey öğretirmiş :)
not: ben bangi jumpingi merak ediyorum bide kargam ya, onuda bi deneyimlesene :) sen uçabilirsen, sonra bende yaparım :)

suvebeyaz dedi ki...

:)))
kargaacım hoşgeldinnn, oyyy oyyy :))
vazgeçmiş bi kere derken ? len yaşamdan vazgeçmişlerse ölmüş demektirler benim için, bi de gelmiş düzeltme yapıyo :)
iyi ki terk-i diyar eylemişiz be, aferin ama sana, ders alman şahane bişi :)
bangiii jumping hemen yavrucum, ne zaman yapim söle, ben uçarım bi daha yere konmam ama :)

AVRAM dedi ki...

Ah be kuzum, matematik yaşamın içinde var; insan ruhunda, vicdanında, yüreğinde yeri olmaz. Olursa, geriye insan kalmaz. Karar vereceksen matematiği bir yana bırakacaksın. Bırakamazsan, dilin özürlerden kurtulmaz sonra. Karşındakinden ( yaşamdan) özür diler durursun; aslında özürlerden özür beğendiğin aynada gördüğündür.
Kimyacı-simyacı.. Ben şapka çıkarmayı geçtim, yerlere kadar eğildim o sözü okuduğumda.

suvebeyaz dedi ki...

pes ettim bişey demem daha bu sözlerin üstüne..haklısın üstad. Yanlız iyisin di mi, bak bu yorumu senin yerine başkası yazmış gibi duruyo söyleyeyim :)

AVRAM dedi ki...

Bi efendi efendi, bulaşmadan yorum yazayım dedim..Kafasına tuğla düşmüş adam muamelesi yapıyor..Tuğla falan düşmedi, huysuzluk yapmadım sadece.

deeptone dedi ki...

yeni bir mimin var bende.
:)

döncem sana.
:)

two of us dedi ki...

gençliğimde yaptıklarımı andırıyor. hoş ilerleyen yaşlarda da bir günde mimarlık mesleğini geride bırakmış adamım o ayrı.

senin şu testte 10-15 alırsak direkt kafaya sıkmak seçeneği var mı. yani 10-15 alırsan ne yaşıyorsun be kardeşim gibi yorum çıkabilir ordan.

son olarak geçmiş olsun, kendine dikkat et.

suvebeyaz dedi ki...

Avram :)))
alışmışım huysuzluğuna ya, bi garip geldi tabi :)

suvebeyaz dedi ki...

deep :))

yazcam ikisini de en kısa zamanda :)

dönmenizi bekliyorum efenim :))

suvebeyaz dedi ki...

twooo, gençsin geçer diosun yani :)

yok öle kafaya sıkmak filan, 0 bile olsa puan, ey hayat tek sahip olduğum şeysin diyerek büyük bir keyifle yaşamaya devam :)birileri sıkarsa da ona yapcak bişi yok artık :))

teşekkür ederim, süperim süper , geçti sayılır :)

deeptone dedi ki...

geçmiş olsun.


e noldu artı eksilerin sonucu sölesene :) yüzde kaç?

suvebeyaz dedi ki...

:))
teşekkür ederim, deep inanılır gibi değil ama 76 çıktı :))
çok bonkör davrandım çokk sanırsam :)

beenmaya dedi ki...

gel anlaşalım senle ben İzmir'e geleyim sen buraya İstanbul'a :))

suvebeyaz dedi ki...

:))
anlaştık bile mayam, sevmiyorum ben İzmir'i :))
Avram şimdi buna da laf etcek ama :)

Nehir İda dedi ki...

Ak sakallı dede rüyama girdi hayatım değişti bir daha gelirse sana yollayacağım.

suvebeyaz dedi ki...

:)))
okudum yazını koptum yaa :) Hayır niye daha işe yarar bi tema seçmemiş ki :)
naptıysan görmek için ak sakallıyı söle ben de uygulayayım :)

AVRAM dedi ki...

Amman..Otur sen, kel kör Ankara'da. Zaten basbas bağırıyorum, önünüze geleni almayın kardeşim, yeter diye. Maya gelebilir ki gel diyorum zaten..Gerçi, bu işten benim uğrayacağım zararın boyutlarını düşünmek bile istemiyorum ama olsun. Gelsin.:)

suvebeyaz dedi ki...

:)))
Aman aman İzmir'in senin olsun, gelmiyorum zati :)
Zavallı Maya, İzmir yetmezmş gibi, üstüne huysuz bi Avram, işi ne kadar zor oysa :))

Yorum Gönder