Son günlerde Ankara'dan gitme başka bi yere yerleşme isteğim tükendi sevgili okur, nası oldu inan anlamadım ama sadece belirli sürelerle burdan uzak yaşayabileceğime kanaat getirdim. Arada bir kaçmak başka bir iklime gitmek istiyorum elbeti ama bununla sınırlı kalcak sanırım. Arada bir ataklar oluyo tabi, cumartesi olduğu gibi, çıktık büyük bi hevesle yola, rotamız Amasra. Ben buraya ne zaman gitmek istesem bişi çıktı, bu defa da otobüse binmemize 1 saat kala, S.aradı, otelden aradılar, rezervasyonumuz iptal edilmiş, çıkacak şahıs bi gün daha kalmaya karar vermiş, boş oda yok. Dedim ne bu len şaka mı, bildiğim bütün mercilere şikayet etcem sizi. Neyse ki S.başka bir otelden yer buldu da yıllar sonra gittim gördüm ve geldim, ohh bee. Karar verdim bi daha S.'ye bırakcam bu organizasyon işini, ne güzel insansın sen be kardeşim.
Malum yol 5 saat, yapılabilcek bütün dedikoduları da yaptık, bir tane de film izleyeyim bari dedim. Aşk Tutulması diye bişi izledim, hay elim tutulaydı, nası bişidir o öle, aşktan soğutur o film adamı söylim, hadi ben zaten soğumuştum siz yanmayın bari. Oyunculuk berbat, konu desen zaten dünyanın en boktan mevzusu aşk, bir de üstüne fenerbahçe teması, forması, marşı, durdurun otobüsü ben burda inicem. Abi insan nası fenerbahçeli olur, hadi bi hata ettin oldun bunu nası gururla söler, inan ben bi gassaraylı olarak anlamıyorum. Neyse fenevlilerin tepkisini yeterince topladıktan sonra, ki amacım bu, filmi çok ama çok başarısız bulduğumu söyleyerek kapatmalıyım. Ha bir de bir arkadaşımın çektiği bi filmi izlemiştim, çocuğa çok haksızlık ettiğimi bu filmi izleyince anladım, kusturica ışığı görüyorum sen de devam et dostum.
Efenim normalde yediğin içtiğin senin olsun bana gördüğünü anlat felsefesini benimsemiş bi insan olarak yeminimi bozuyorum. Hepisini bir bir anlatcam, hani sarhoş olcam diye gittim ya ben yine olamadım, yine. Canlı Balık diye bi yerde akşam yemeğimizi yedik, denize iskeleleri kurmuşlar, üstüne de atmışlar masaları, karşımda billur bir gece, ay tepe de, bütün yıldızlar zühre yıldızı gözümde, offfff offfff. Balıkla birlikte 2 duble rakı, üstüne sahilde yıldızların altında bir miller, sonra dans etmek için gittiğimiz barda 2 tekila shot ve bir votka fanta içtim. Gecenin üçünde sabahın erken saatlerinde olduğumdan daha fazla uyanıktım, sadece çakırkeyf olabildim. Ama sabah varya, o işte fenaydı, S.'ye onca laf ettim, aynı şeyleri içti sabah şarkı söylüyodu ya o, ben daha gözlerimi açamamış onun zoruyla kaleye tırmanırken. Kahvaltıda hiçbişi yemedim, S.tabağı bile yicekti biri geldi aldı masadan.
Gece sahilde oturup dalgaların sesini kulaklarıma hafızama o tuz kokusunu ruhuma aklıma kaydettim, ohhh misss. Yıldızlara bakarken sen ne güzel bişisin evren ve ne bilinmez diye anlaşılmaz dilde iltifatlar ettik. Sonra bi ara yaş süzülür gibi oldu gözlerimizden, niye böyle ki dedik, yoo yoo ağlamadık, amannn biz mi bulcaz hayatın sırrını diyip eğlenmeye gittik.
Bir de bişey daha benim arkadaşlarım çok süper insanlar, karga sürekli bişey keşfeder mesela, kurduğu cümlelerde sık sık analiz yapmak, farketmek, keşfetmek, anlamak kelimelerine rastlarsınız. Her gün bişi analizliyor, bi sonuca varıyor, valla hayretlen ve sevgiylen izliyorum kendisini. S.'de öle, sahilde oturuyoruz, biliyo musun diye başlıyo cümle, bir değil iki değil dayanamıyorum, daha neyi bilmem gerekiyor, bitmedi mi yaa. Bir de sıradan insanlar gibi olun kardeşim, felsefesini yapcağınıza fasulyenin yiyin ya.
Neyse bir seyahat yazımı da böylelikle tamamlamış bulunmaktayım sevgili okur. İnşallah en kısa zamanda başka bi yerden koordinatlarımı bildiriyor olacağım.
Hep yolda kalmamak, bi gün o menzile varmak dileğiyle, işte şarkım :)
10 yorum:
..''otelden aradılar, rezervasyonumuz iptal edilmiş''.
durdum, okusam mı okumasam mı diye bir soru patlatım kendime
sonrasın iyi gecmeme ihtimaline hass. ya dememek icin
neyse sonra oku dedi diger ben
peki dedim ve devam ettim:)
ooo, votkalar
fantalar
biralar
shotlar havada ucusuyor:)
eglence gani..
sonra sen kalk bana ozenme de
hele bi yagmur yagsın:)
İşyerinde hala websense var şarkıları dinleyemiyorum, izleyemiyorum, puff:(
Yeni adresin hayırlı olsun :)))
matias :))
kötü bitcek diye insan okumaktan vazgeçer mi yahu :)
bi eğlendik ki off off :)
senin içmen yağmura mı endeksli :)
Prometheus, üzülme üzülme :)
Şarkı Şevval Sam'dan sarhoş, sen İbrahim Tatlıses versiyonunu da dinleyebilirsin :))
tşkk ederim, blog alemine hayırlı uğurlu olsun efenim :))
Amasra'yı ben de hep istemiş ama başaramamışımdır.
Ankara dan gitme isteği geçen yıllarda tavan yapmıştı ama gidemem ben burada bıraktığım şeyleri yanıma alma şansım yokken. Kafamda götürme olayı dersen yok bazen kafaya sığmayanlar oluyor. İşte onlardan var ve gidemem.
sana baya iyi geldiği belli zira insan böyle küçücük kaçamaklarda bile huzur doluyor.
Bana resmen külfet geliyor yola çıkmak bi yerlere gitmek falan, benim ruhum ölmüş sanırım, ama okudukça insan heves ediyor :)
Hepimiz istediğimiz yola bir gün ulaşalım inş. ;)
Güzel bir gezi olmuş, sizin adınıza sevindim suvebeyaz...
gibi bi yorum yapamam ben:))
ben burda yiyemez ve de içemezken ve hatta yakın vadede de yapamayacakken (vadem dolmuş da) sen kalk detay detay anlat.
alacağın olsun su ve beyaz rüzgar bilardo topu seni.
:)
Nehir İda, gitmeyelim be, ne güzel şehir işte, yaşıyoruz gül gibi :)
Amasra'ya git ama :)
Kafaya sığmayanları da atalım gitsin derim :)
kuccukkurba amen :)
ruh ölmezzzz, hatta herşey ölebilir o ölmez, sadece uyur bazen yeniden ayağa kalkmak için :)
yolculuk yorucu ama haklısın, gidiş iyi de dönüşte hiç değilse ışınlansaydık dedik yani :)
twooo :)))
ilk cümlede nolmuş acep two'ya dedim :)
biz de şöle derler bak two, zıkkım yiyin emi bir de gelmiş anlatıyo :)
sen de tembellik yapma alla alla, kalk git polonezköye, gözün kalmasın yediğimiz içtiğimzde :)
Yorum Gönder