Efenim bu yıl tatil sezonu bi gelemedi benim için, kim ah ettiyse ertelenip durdu programlarımız, mayıs ayında sezon açılışını yapmamı bekleyen başta ailem olmak üzere bütün sevenlerimi de hayal kırıklığına uğrattım. Kim görse aaa sen daha tatile çıkmadın mı, eee sen beklemezdin bu kadar hayırdır neyin var, bi çeşit hastalığa tutulmuşum muamelesi yapılıyor anlayacağınız. Bu yıl çok çalıştım, hala da uğraşıp duruyorum, birdenbire renklendi iş hayatım, ilk defa bir hedefim var, şimdilik kendime saklıyorum ne olduğunu, iş dünyasını sarsmak istemem istikrara ihtiyaç duyulan şu güzelim günlerde. Ama bugün gerçekten yorulduğumu anladım, tatile öylesine ihtiyacım var ki, önümde yığılmış duran işler karşısında herşeyden uzak geçireceğim bir haftanın hayali motive edebiliyor ancak.
Son günlerde sürekli aynı sorulara maruz kalmam ve ısrarla aynı cevapları yineliyor olmam can sıkıcı bir hal aldı a dostlar. Bir çeşit hasta arkadaş grubum var, iki günde bir görüşmemize, hayatımı sosyal medya aracılığıyla reklam etmeme, yetmezmiş gibi blogdan yazmama rağmen, benimle konuşurken kurdukları ikinci cümle, eeee yok mu biri hayatında, seni hiç anlamıyorum ne duruyorsun, ben bütün soğukkanlılığımla ağzıma gelen herşeyi geri iterek cevap olarak yok diyince de, ee niye yok peki ile karşı karşıya kalıyorum. Şiddet yanlısı bi insan hiç olmadım ama böyle arkadaşların sorularının ardından bi tokat patlatma isteği nasıl geliyo anlatamam, siz adamı zorla adamlıktan çıkarırsınız valla. Ben malım arkadaş, öyle senin gibi herkesle evlenebilme potansiyelim yok, birini arıyorum, otuz küsür senedir hala tesadüf etmedim, bulursam ne ala, bulamazsam da ne ala, bu da benim seçimim saygı duy be kardeşim.
Ben ne zaman birini arıyorum diye böle evrene mesaj yollasam, ardından biri yanlışlıkla beni arıyor sayın blog, az evvel iki kez üst üste arayan arkadaşa kübra olmadığımı anlatmak için elimden geleni yaptım. Bundan bir ay evvel yine böylesi bi evrenden istekte bulunma merasimimin akabinde, abdurrahman'ın beni araması, yanlış numarayı aradığını ve onu tanımadığımı söylememin ardından belki tanışabiliriz diye mesaj atması da evrenin bana bir şakası olsa gerek diye düşünüyorum. Yüce Rabbim bu nası bi sınavsa kabul ediyorum kaldım, lütfen bi sonraki level'a geçelim.
Neyse yine kafam dağıldı, bak ben ne anlatcaktım nelerden bahsediyorum. Haftasonu ruh eşim adındaki filmi izledik bernoşumla sinemada, zaten şu aralar reankarnasyonla, karmayla kafayı bozmuş insanlar olarak acayip etkilendik, geçmiş yaşamlarımdan birinde yediğim haltın sonuçlarını şimdi çekiyorum, buna emin oldum iyice. Konunun işlenişi de, müzikler de bir harikaydı, tavsiye ederim efenim, izleyin izlettirin.
Şimdi kalan son on üç günümü nasıl renklendireceğime bakmak için gidiyorum ben sevgili blog, kal sen sanatla ve sağlıcakla.
Son günlerde sürekli aynı sorulara maruz kalmam ve ısrarla aynı cevapları yineliyor olmam can sıkıcı bir hal aldı a dostlar. Bir çeşit hasta arkadaş grubum var, iki günde bir görüşmemize, hayatımı sosyal medya aracılığıyla reklam etmeme, yetmezmiş gibi blogdan yazmama rağmen, benimle konuşurken kurdukları ikinci cümle, eeee yok mu biri hayatında, seni hiç anlamıyorum ne duruyorsun, ben bütün soğukkanlılığımla ağzıma gelen herşeyi geri iterek cevap olarak yok diyince de, ee niye yok peki ile karşı karşıya kalıyorum. Şiddet yanlısı bi insan hiç olmadım ama böyle arkadaşların sorularının ardından bi tokat patlatma isteği nasıl geliyo anlatamam, siz adamı zorla adamlıktan çıkarırsınız valla. Ben malım arkadaş, öyle senin gibi herkesle evlenebilme potansiyelim yok, birini arıyorum, otuz küsür senedir hala tesadüf etmedim, bulursam ne ala, bulamazsam da ne ala, bu da benim seçimim saygı duy be kardeşim.
Ben ne zaman birini arıyorum diye böle evrene mesaj yollasam, ardından biri yanlışlıkla beni arıyor sayın blog, az evvel iki kez üst üste arayan arkadaşa kübra olmadığımı anlatmak için elimden geleni yaptım. Bundan bir ay evvel yine böylesi bi evrenden istekte bulunma merasimimin akabinde, abdurrahman'ın beni araması, yanlış numarayı aradığını ve onu tanımadığımı söylememin ardından belki tanışabiliriz diye mesaj atması da evrenin bana bir şakası olsa gerek diye düşünüyorum. Yüce Rabbim bu nası bi sınavsa kabul ediyorum kaldım, lütfen bi sonraki level'a geçelim.
Neyse yine kafam dağıldı, bak ben ne anlatcaktım nelerden bahsediyorum. Haftasonu ruh eşim adındaki filmi izledik bernoşumla sinemada, zaten şu aralar reankarnasyonla, karmayla kafayı bozmuş insanlar olarak acayip etkilendik, geçmiş yaşamlarımdan birinde yediğim haltın sonuçlarını şimdi çekiyorum, buna emin oldum iyice. Konunun işlenişi de, müzikler de bir harikaydı, tavsiye ederim efenim, izleyin izlettirin.
Şimdi kalan son on üç günümü nasıl renklendireceğime bakmak için gidiyorum ben sevgili blog, kal sen sanatla ve sağlıcakla.
26 yorum:
:):):) olsun olsun o da olur hayırlısı ilen :)
hakkaten niye yok?
hahahaaa
temem temem koşarak kaçıyorum :))
efenim abdurrahmana bi şans verecektin derim ben.
hani bole medeni cesaret bravo doğrusu...
sevdim abdurrahmanı hahahaaa.
Beyaz Sayfa:)) tatile mi hayırlısı ,ruh eşime mi:)))
absalom:)))
arkana bile bakma, fena sinirleniyorum bu soruya:)) şimdi şöle oluyo, benim hah bu dediğim adamın, aslında aradığım adam olmadığını anlamamla bitiyo herşey:)) erkeklerin susan versiyonu makbul benim için, yoksa çok uzun sürmüyo:)))
abdurrahman'ı ben de çok sevdim tabe tabe:))
kızmayınız efenim...
oğreniyoruz işte.
susan ağzı var dili yok mülayim efendi biri olsun ben çekip çevireyi diyosun yani :)))
otur otur.
kalk kalk.
tercihlere saygılıyız hahahaaaa.
yannız bu defa hakkaten koşarak kaçıyorum :)))
kaçtımmm.
:))))
absalom, yok susan değil, konuştuğunda batırmayan olcak:))
evren sana daha ne yapsın? her mesaj gönderdiğinde karşılık veriyor ama sen anlamıyorsun? bence şansını çok zorlama :P
men de boor:))))
di mi yaa, hiç olaya böyle bakmamıştım, dur ben abdurrahman'ı bi arayayım:P
ha bi de kaydettin Abdurrahman'ın telefonunu
:)))))))))))
daha ne olsun yahu :))))
hiç olmaz mı aynurcum:)))) arkadaş arada bi halimi hatrımı bile soruyo, selam veriyo, nasıl kaydetmem aaaa:)))
Kendine sakladığın değil, kendinden bile sakladığın olacaktı o; planı varmış, pehh. Evladım, Evren pes etmiş senden, umudu kalmamış işi Abdurrahmana havale etmiş daha ne istiyorsun? Na'pacaktı ya, İstanbul-Ankara uçağında 1A koltuğuna mı oturtacaktı? Hayır zaten o 1A, olmayacağı göstermek içindi. Bu olmaz dedi gösterdi; işi Abdurrahmana havale etti. Bence ismine değil, soyadını öğren ve takılacaksan ona takıl: GÜNYÜZÜGÖRMEMİŞOĞLU gibi bir soyadı olsa ne yapacaksın? Hadi Abdurrahmanı kısaltırsın Abdul diye. Havası da var; Kerim Abdulcabbarı andırıyor. Günyüzügörmemişoğlu'nu nasıl kısaltacaksın?
Hem, sadece telefonda şaşırmış yolunu ya gelip de dangadank diye arabana çarpıp tanışmak zorunda kalsaydın ne yapacaktın? Kibar çocukmuş hatrını soruyor, gel hee de...
-Bir yok mu? A a, neden yok?
bu soruya hep "ben büyüyünce turşu olmaya karar verdim, kendimi tuzladım salamuraya yatırdım" diye cevap vermek istiyorum. Ama daha gerçek hayatta öyle bi cevap verebilmiş diilim :)
ahh tatil... Tatilin tatil kısmından ziyade şu planlama ve geri sayımı daha şatafatlı sanki. bi gün ben de gidicem :(
murdum-erigi:)))
hehehe güzel cevap:) ama alacağın tepkiyi gözlerimin önüne getirince:)))
ben en çok o tatilde olduğum süreci seviyorum ya, öncesi ya da sonrasını diill:)) bi an önce senin de kaçman dileğiyle diyelim o vakit:)
AVRAM:)))
ne planlarım var, görcen bak, bi gün bu cümleleri ettiğine pişman olcaksın:))) Ya 1A'dan sonra daha fena çarpıldım ben, o girişmiş Avram, ahhh ahhh:)))
GÜNYÜZÜGÖRMEMİŞOĞLU'nu nerden buldun allahaşkına yaa, bi de iyi şeyler düşün:))
Çok düşündüm haklısınız hepiniz, ben bugün bu Abdurrahman'a he diyim, herkes rahatlasın:)))çok kibar çookkk:))
Dİkmen- Çankaya Belediye otobüsünde mi? Toplu taşıma araçlarıyla geliyorlar ya; ondan dedim.:P
:)))))))
ya işin yok mu senin :)) sırrakalemcim arkadaşla bi ilgilen lütfen:))
hayatında biri olmadan yaşayamayan insanlar var. onlar sorar hep "a... niye yok?" diye. salla :)
"arkadaş"a gelince, ilgilendim bak tüm akşam meşgul ettim, yorgun düşmüştür şimdiye :))
sırrakalemcim:))))))
arkadaş'ın sesi soluğu çıkmadığına göre, ivit ivit:)) hayatından endişe edeyim mi ki:)))
hee o tipleri sallıcam da ben, yöntemim farklı biraz:))
evladım sabah akşam yorum mu yazıcam sana? Yok ki Mayıs Yağmuru karşımda ben yazsam o cevap verse, o yazsa ben cevap versem. Sahi o nerlerde? Kocası mı izin vermiyor yoksa?:P:P
:)))
hehehe aman yazma aman:))
Mayıs Yağmuru'nun naptığını bi bilsem:) evlenince daha ciddi işleri oluyo ya bu arkadaşların, o da katıldı o kervana:))bi ermiş modunda anlatamam:)) allah ıslah etsin:)
adi karga:)!!!!ya üstadım sen niye bunu azdırıyorsun :)
not:bi kere evlilik ciddi işler adamı yapmıyo insanı, ama bi oryantasyon süreci istiyo tabi, e oda zaman alıyo azıcık :) hem dizinin dibindeyken niye nimetimi bilmedin allahın kargası, sen bilmezsen el bilir işte :)
not: telefonda küfredecek kadar ağır değilmiş, verdim cevabını al :)
not @avram: ah üstadım, geldim geldim, sen sor, ben cevaplarım gene zevkle, atarız kargayı dışarı, boş bulmuş atıp tutuyo hatun bloğunda :)
:))))
hahaha yine başladınız sanırsam, mıymıy ve kankası:)
Altın döviz günlerinden, günler için yaoılan keklerden, çay, ğasta böreklerden ancak fırsat bulabildin tabii. evlilik böyle bişii işte; kek-remsi...
Avram :))
yok valla naptığını anlamadım ben bunun, kimseyle de görüşmedi, ne keki ne pastası:)
:)) kek pasta ciddi işmiş ama, lütfen, emeğe saygı :)
:)
hııı öle tabe:)
Yorum Gönder