evvel zaman içinde, yakın bir zaman diliminde, bundan yaklaşık 1 yıl önce ( tam tarihi bile verebilirim ) aşık oldum ben sevgili okur, 3572. kez, daha doğrusu öyle olduğumu sandım. Önce bana aşık, sonra olmayan, sonra tekrar pervane bi adamla karşı karşıya kaldım. Adam çember ruhlu, ben doğrusal bi insanım, böyle döngüler yok ruhumda. Benim cephemde olay, ya aşığım ya değilim, bugün değilsem yarın olabilirim, ama kapanmışsa bi sayfa, daha da bişey olmayacak, dünya ahret bacım demektir.
Zamanlamayı tutturamadık dedi ya ben buna aşık olduğumu söyledikten sonra ( bu eşşekliği yaptığım ikinci insan, allah üçüncüden korusun beni ), ben o moddayken sen değildin, şimdi artık çok geç. Gazoz ya bu, kapağı açılınca kaçtı tabi, tükürdüğümün zamanı hep de benim aleyhime çalışır dedim. Bütün bunları içimden söledim tabi. Daha birinde tutturamadım şu zamanlamayı nası işse kardeşim. Bu konuda ders veren bi üstat olursa rica ediyorum haberdar edin beni, ya da varsa eş zamanlı Leyla-Mecnun olma kursları bileyim. Şu dünyada bu problemi çözemezsem gözü açık giderim valla, o zaman da vay haline öte taraftakilerin.
Bir de bu tipte insanlarla ilgili bugüne kadar ki en büyük keşfim - bu keşif merakı da nerden çıktı başıma bilmiyorum, kargam gibi oldum ben de bi analiz hikayesidir gidiyo - ne zaman umursamazsan adamı, oluyo deli divane. İnsan yerine koymadı diye bi insan nie sever ki karşısındakini, gerçekten çok tuhaf. Kullanılan kelimelerin sözlük anlamları değişiyo yüce rabbim, arama diyince mesela, normal koşullarda telefonun icadını unutan adam, çölden haftada iki aramaya başlıyo. Görüşmek istemiyorum diyince, bir ömür başıma bela olabilirsin gibi algılıyo.
Bir de ben şu tanışma-ilişki-evlenme süreçlerinin mesela, evlenme-ilişki-tanışma olarak tersine çevrilmesi taraftarıyım kendi adıma, yoksa bu gidişle benden bi yol olmicak. Ben tanıyana kadar hiç değilse geçer bi bikaç yıl, sonrası kısmet artık.
Ofiste yapmam gereken bi sürü iş, okulda bi ton ödevim varken, oturmuş zamanlama hakkında yazı yazıyosam bende de bi zamanlama problemi var, ama napim blog kardeş, ben böyle değildim inan yaşarken oldu.
18 yorum:
Gülümsetti bu yazın..üstelik çok da reel..:)) neden olmasın..bir de yersten dene süreci..ne kaybedersin..;))..Şaka tabii ki..:) deneme yanılma üzerine de olmaz ki bu durumlar..:))
Acele etme kızım, acelen ne. evde kaldım psikozu iyi bir şey değildir ki kalmazsın korkma.:)
Zamanlama konusuna gelince; bu iş öyle zamanlamayla falan olmuyor, dedik di mi burnunun dibine bak diye. Sen bakmayı bilmiyorsan, Allah Baba naapsın sana?
Bak Mıymıya, ders al biraz.
bu yazıdan anladığım tek şey,benim afilli bi yemek kazandığım :) kardeş resmi olarak bloğunun sana güvenen okuyucularının önünde söylüyorum, benim tüm ince analizlerime (bu arada dalga geç sen, analizliycem tabi, kimyacıyım ben, iş deformasyonu:)) ) ha işte, ben arayacakkk, daha çok koşacak peşinden dediğimde, o gazoz kapağı aramayacak nihal, bitti, kapattık biz onu karşılıklı diye ahkam kesip, iddaalara giriyodun..len bidahakine imza almazsam, neyim böyle durumlarda,gerçek :)
bu arada temel kural: neandertal insanız halen yavrucum, bakma bizim kıyafetlerimize, temel beslenme, üreme ve ihtiyaçlar yönetiyor yaşamlarımızı..kural 1: verilen istenmez
kural 2:kaçan kovalanır
kural 3:kimin kaçtığı, kimin kovaladığı, 3 saniyelik balık hafızalarımızda kayıtlıdır, dün kaçarken, bugün yakalanabilirsin, bugün kaçarken, aynı saf yarın seni yakalamayla uğraşır...
kural 4: bünyeyi üzmemek lazım , temel güdüler önünde saygıyla eğiliyorum...
crayzwomanrosemary :)) deneyeyim ya :)
Avram, kalmam di mii :)) Burnumun dibine bakıyorum ama yaaa bulamadım daa bişi :)
mayısım yağmurum :) yemek diill çin çayı ısmarlıcam sana,uyuştursun zihnini analiz yapama diye :)
kurallarını sevsinler,çözmüşün sen bu işi :)
@ Avram: eyvallah :)
not: üstad, burnunun dibi nasıl bu arada, afiyettelerdir inşallah :)
yok kaçan kovalanır, yok bilmem ne yap ki karşılığı bilmem ne olsun diye aşkı meşki yaşayamaz olduk ya ben ona yanıyorum valla...
mayacım valla hiç öğrenmeye niyetim yok o kuralları, boşver sen de :)
Sevgili beenmaya,
yukardaki maddeler aşkı yaşamanın maddeleri değil, insanların anlam veremediğimiz hallerine temel güdüsel yaklaşım sadece, hayvani duygularımız yani, ha bunları yaparsan bence kesin aşık olursun, ama bulduğun şeyin insan olacağını garanti edemem :) yok öyle aşk için tek bir formül ayrıca,keşke olsaydı, ama olsaydıda adı aşk olmazdı, yemek tarifi gibi bişey olurdu.bizde çıkanı afiyetle yerdik :)
caanım :)
inan bana o dengeyi tutturamayan bi dengesiz de benim.
Hatta artık bir ilişkiden tek beklentim giriş gelişmeden ziyade sonuç odaklı olması.
Zira geçen süre insanı böyle bir banu alkan efendime söyleyim ahu tuğba havalarına sokuyor sonrası tamamen küçük ceylan.
Bi de hep kendini bilmez insanlar buluyor, yok mudur bunun bi taktiği tekniği ne bileyim illallah yani :)
:)))
küçük ceylan ha: )
kuccukkurbam biz dengesiz değiliz ki :)
kurs açcam ben bi üstat bulayım bu konuda, eminim geniş kitlelere sesleniriz:)
ama bişey var ki kabul ediyorum, bütün bunları seçen kendimiziz:)
doğrusal duygusalım benim :)
.. neyse ben seni ararım şu zamanlamayla ilgili minareden duyurur gibi yapmıyım :)
çok komiiik ama doğruuuu.
:)
şöle yap. çok seviyosan ve çok aşıksan, ilişkinin iyiliği için, az arayan ve umursamaz görünen taraf ol.
:) bölece daha sakin ilerler. yani, iyi gitmesi için çok kontrollü ol. çünkü biz insanız.
:)
ceciilll,ayy çok merak ettimm, aradımm senii telin cevap vermedii :)Hayatın sırrını bulmuş gibi bişisin o zaman canımm benimm:)
deep:))
arama konusunda özürlüyümdür, çok arayamam zaten, bu yüzden eleştirilirim:)
Umursamaz görünemiyorum, öyle görünüyosam gerçekten umursamıyorumdur:)
ben de insanım ama yaaa:)
neden sessizsin..nerelerdesin..iyisindir umarım?..:))
rosemary tşkk iyiyimm :) bi post yayınladım şimdi, haklısın susmuşum epeydir :)
sen de iyisindir umarım..
Yorum Gönder