10 Haziran 2011 Cuma
Yoğun geçen onca günün ardından, ilk kez dün akşam, şöyle rahatça geçip televizyon karşısına saatlerce, kaygısız, tembel tembel, hiçbişeyi umursamadan uyudum. Televizyonun gürültüsü önemli burda, hangi kanalın açık olduğuna aldırmıyorum, zira o ekran bende hipnoz etkisi yapıyor, sadece boş boş bakıyorum, sonsuzlukta süzülüyorum. Nasıl ihtiyacım varmış, sabah öyle bir uyandım ki, hadi İstanbul'u fethe gidiyoruz dese Fatih takılıp peşine gidicem, o derece güçlü hissediyorum yani. Uykuya dalarken hayaller kuruyorum diğer yandan. Düşünsene, sabah gözlerimi sonsuz maviye açmışım, yer gök göz kırpıyor, güneşin ışıkları suyun üzerinde parıltılarını bırakırken, çektiğim her derin nefeste, bir kez daha doğuyorum. Birazdan soğuk sularına bırakacağım kendimi. Akşamı düşünüceğim sonra, batan güneşe karşı oturup, uzun uzun seyredeceğim dalgaları, zamansız ve sakin, ayaklarım suda, çiçek kokuları gelecek sokaktan, içime çekeceğim hepsini, zihnnime hapsederek, şehirleri kokularıyla hatırlarım ben çünkü, sokaklarıyla değil...
Not: Foto karga'ma ait, sonra telif hakkı vs. söylenmesin diye :-)

11 yorum:
Şimdi bir deniz kenarında, rüzgâr efil efil eserken oturmak var; elimizde belki bir bardak çay, belki soğuk bir şeyler; karşımızda uçuşan martılar belki, belki de güvercinler. Bilirsin, insan hayâllerini anlatırken bile gülümser, benim gibi.
Gülümseyerek okudum ben de :-) Nasıl güzel olurdu,rüzgarı nasıl da unuttum,bütün bunların hayaliyle yetineceğiz bi süre ama olsun :-)
hadi diyorum o vakit size gidelim!
:-) gidelim bence de beenmaya, ne duruyoruz di mi, zamanı gelmiş yazın tadını doya doya çıkarmanın.
hakaten ya, bende diyorum bu resmi nereden hatırlıyorum :) neyse kargam, resimlerim dünyama bir armağandır, telif hakkıda ne olaki :) hem sen söyleyince tadı kalmadı, eziyetinde bi raconu var, lütfen :) ayrıca kargacım,koydum bu aklı bi karış havada haleti ruhiyenin tanını ben,sen üzülme...senin basbaya TATİLİN GELMİŞŞŞŞŞ...yanlız öyle alalade bi tatil değil, basbaya Kaş'ı tarif edersin sen :) aslında kendimi sabote etmek gibi olacak ama,senin bu leyla haline bide reçete bile verebilirim...ama öncelikle sen iyisimi sabah kalkıp istanbulu fatihin ardısıra fethetmeden önce bida düşün, orada halihazırda istanbulu mesken bellemiş fazi'letli bir tür zaten yaşar, hayatta sana istanbul'u yar etmez,o kısmı unut bi kere :)amma welakin oda yandı bitti kaş'da kaş diye diye...e birleştirin güçlerinizi,oluşturun bi voltranı derim ben :) hem belki bende katılırım kuyruk kısmı olarak..sahi voltranın kuyruğu varmıydı yahu?:)
:-) Sevsinler senin psikoterapist triplerini,tanıyı koymuş,reçete yazmış,teyy..Fevkaladenin fevkinde fevkaladeyim bugün ben. Aklı bi karış havada olan ben miyim bi daaa düşün bii :-))
Ayrıca sen kargasın, ne kuyruğu :-)
Fevkaladenin fevkinde fevkaladesin...hımmmm :) hakaten sorun bendeymiş, sen süpersin kargam..zaten gördüğün gibi kimlik bunalımındayım, ne kuyruğu hakaten :)kargayım ben basbaya:)
:-))) ya yavrucum ben senle napcam bi ömür, valla geçmez böle :-) Etrafına mal mal bakan kargan normale döndü, sakinleşebilirsin, keine Panik auf der Titanic :-)
oy ben sen mal mal bakarkende çok eğlendim kargacım,ayrıca normalin beni daha çok korkutuyor :) (insan karşısına çıkan her otu böceğide sevmezki yahu :))yani
Land in Sicht, wir sterben nicht :)
:-))) eskidendi çooook eskiden...
Yorum Gönder