4 Haziran 2011 Cumartesi

Edi

                                                       
Hani denir ya keşke yine çocuk olsam, herşeyin daha güzel olduğu zamanlara dönsem, kaygısız mutlu günlere. Ben böyle düşünmüyorum nedense. İlla aykırı olucam diye değil inan, seni bilmem ama benim için, eşittir kaygısızlık değil çünkü çocukluk, çok güzel anlarımda vardı ama endişelerim de vardı, umutsuzluklarım da, hatta hüzünlerim de.Korkuyu öğrenene kadar güzeldi bence çocukluk, elini sobaya değdikten sonra geçmiş ola artık. Ben hiç öle her an mutluluktan uçulan, herşeyin tozpembe olduğu zamanlar hatırlamıyorum mesela. Zaman zaman vardı da ben mi hatırlamıyorum dediğimde oluyor hani. Sabahın köründe kalk, okula git, ödevlerini yap, akşamları erkenden uyu, annenin babanın sözünden çıkma, hava karardı sokakta kalma, sessiz gül, nasıl olacaksa o, hatta gülme, büyükler konuşurken sen konuşma, evden 15 m uzağa gitme...diyee uzar bu liste. Neresi cazip bunun allahaşkına, insan niye özler bütün bunları. Uyuz tembel bir çocukluk arkadaşım vardı bir de, aynı benim gibi, 25 senedir kopamadık birbirimizden, kardeşlerimiz oyun oynarken biz memleket meselelerini konuşurduk, düşündüm de galiba ben ondan daha uyuzdum. Çizgi filmler harikaydı kabul. Ha bir de cipsler daha mı güzeldi ne. Ama, ya o okuduğun okulları sil baştan okuma fikri, ayyy aman allahım düşünürken bile fenalık geldi, bi daha dönmek mi geriye, üstü kalsın. Ne bir yaşta kalmak istiyorum, ne de geçilen onca yolu geri dönmek. Şimdi nerden geldi bunlar aklına diyeceksin, facebook'ta bir arkadaşım paylaşmış, Susam Sokağı'ndan bir video. İzleyince film şeridi gibi geçti gözümün önünden o yıllar. Edi' yi özlemişim ama o günleri asla :-)

                                                       Edi / Çok mutsuzum
                                                 

9 yorum:

amenna dedi ki...

Mükemmel bir yazıydı baştan sona gülümseyerek okudum, tamamen aynı fikirdeyim; galiba çocukluğuna dönmek isteyenler büyüdükçe daha da yalnızlaşan mutsuz olanlar...Oysa her yaşın ayrı güzelliği var büyüdükçe, birşeylerin üstesinden geldikçe korkular azalıyor.

suvebeyaz dedi ki...

:-) teşekkür ederim amenna, yanlız olmadığıma çok sevindim :-)Kesinlikle katılıyorum, her yaşın bir başka havası var, gittikçe de güzelleşen.

Azura dedi ki...

Ben de çocukluğuna dönmek istemeyenlerdenim.

suvebeyaz dedi ki...

kulübe hoşgeldin o zaman :-)

mayıs yagmuru... dedi ki...

Kargacım valla bana kalsa, çocukları koyarım bi kavonoza, yemini suyunu verir, ruhlarını yaralamadan büyümelerini sağlarım, büyüyüncede salarım mutlu mesut bireyler olarak dünyaya...kimse, durum, yer, zaman, koşul törpülememiş olur kendilerine sevgilerini böylece..amma welakin bu sefer ben değil, garip ama face'de okuduğum bişey verdi cevabı...ünlü düşünür şenay hoca demiş :)ki bilenler bilir, vardır eni konu iyi bi camiası...neyse efendim, cümle şudur '' ACI VERİYORSA HALA GEÇMİŞ,GEÇMEMİŞ DEMEKTİR...GEÇMİŞE SEVGİYLE BAKAMAYAN GELECEĞE GÜVENLE GİDEMEZ..GEÇMİŞİ SEVGİYLE KUCAKLAYIP ONU OLDUĞU ŞEKLİYLE KABUL EDERSENİZ ÖZGÜRLEŞİR GEÇMİŞ.YOKSA BİZİMLE BİRLİKTE ACI VERMEYE DEVAM EDER...'' derler :) valla vardır hep bir bildiği biliyosun, iyisimi temizinden teslim olalım biz, saralım sarmalayalım eskimizi...varsın hareket alanı 15 metrekareyle sınırlı kalsın, yada erken uyusun varsın (ki bu mudur dert yani!! :)), yada ne bilim, anne baba deneme yanılma yapsın üzerimizde, yok bu çocukta bu tutmadı, ebleh bişey oldu, dur diğerinde başka bişey yapalım diye, canları sağolsun, uğraşmış seni yapmışlar, borumu:) şahsen ben her çocuk mevzusunu düşündüğümde, konu ''ben köpek beslim evet evet, daha fizible'' diye kendi kendime arkama bile bakmadan o masadan kaçmakla bitiriyorum içsel konuşmamı..kaçıyorum çünkü, tekinin bile sorumluluğunu almaktansa bu daha kolayıma gidiyor kargacım:)diyorumki zor adam yapmak, zor zedelemeden kişiliğini kurmasına yıllarcaaaaaaa yardım etmek, zor onun sana bağımlı yaşaması, yada senin o bağı koparıp yeterrr dememek için vicdanınla kavga etmen...adamlar en azından denemiş, allah razı olsun...varsın ben hava kararınca eve girmek zorunda bırakılım, o kadarcık esarette olsun napalım, üstelik hakaten cipsler ve çizgi filmler güzeldi, sırf bunlar için bile gidilir geçmişe:)

suvebeyaz dedi ki...

Yorumu okudum, sonra bi daha okudum :-) Kargacım saat dokuz buçukta uykusu gelen bi insan olarak sen sus :-)Şenay Hoca güzel demiş,kesinlikle katılıyorum. Tülay Hoca'da der ki ; Geçmiş,gelecek diye bişey yoktur,zaman insanoğlunun uydurmasıdır. Herşey şimdi de vuku bulur.Kryon üstad'da beni onaylar :-)Ayrıca müsade et de bişeyi de sevmeyeyim, şart mı yaa benim çocukluğuma dönmek istemem ,alla allaa,istemiyorumm benn yaa..

suvebeyaz dedi ki...

Ha bir de unutmadan, Sevgili Derya'cığım bir şarkısında der ki;
Ne geçmiş tükendi
Ne yarınlar
Hayat yeniler bizleri
Geçse de yolumuz bozkırlardan
Denizlere çıkar sokaklar...

Lay lay lay lay... :-)

mayıs yagmuru... dedi ki...

öncelikle tenzih ederim seni karga, 9:30 değil, 10:30 da uyurum ben.. :) ve madem geçmiş gelecek yok, ne diye korkarsın çocuk olursam ya gene diye bre zındık :) ayrıca ayrıca, Kryon'lar götürsün seni :)

suvebeyaz dedi ki...

:-))))) delisin sen..

Yorum Gönder