İnsanların yıllardır benim mesleğim ( ne olduğunu ayrıca belirtmiyorum, yukarıdaki resim bir fikir verebilir diye düşünüyorum ) ve işimle ilgili büyük sorunları var sayın seyirciler, gün geçmiyor ki yeni bi şey duymayayım. Nerden çıkardın diyeceksin şimdi ama, durduk yere şikayet etmiyorum herhalde.
Geçtiğimiz akşam bilgisayarın karşısına gömülmüş, teze iki satır cümle eklemek için ter dökerken, diğer bilgisayarın başında kendi kendine konuştuğunu düşündüğüm kardeşimin sesiyle irkildim. Bilmem ne bakanlığı uzman alıyormuş, başvursana dedi, odada ikimizden başka kimse olmamasına rağmen bi etrafıma bakındım, sonra bütün gücümü toplayıp ben miiii, dedim. Evet, sen dedi. Önce bi idrak güçlüğü yaşadım haliyle, niye ki işsiz miymişim ki dedim. Maaşları iyi, çok da eleman alacaklarmış dedi.
Sosyal medyada cirit atması gerekirken, iş ilanlarına takılmış olmasına mı yanayım, on beş yıllık iş hayatımı böyle bir çırpıda kesip atmasına mı, bilemedim.
İnsanların ne düşündükleri ile ilgili küçük bir fikir vermek adına aşağıda paylaştım söylenenleri, ama asıl amacım sizi bilgilendirmek değil, yazarken bir farkındalığa erişip bunun nedenini çözebilmek esasında.
Sosyal medyada cirit atması gerekirken, iş ilanlarına takılmış olmasına mı yanayım, on beş yıllık iş hayatımı böyle bir çırpıda kesip atmasına mı, bilemedim.
İnsanların ne düşündükleri ile ilgili küçük bir fikir vermek adına aşağıda paylaştım söylenenleri, ama asıl amacım sizi bilgilendirmek değil, yazarken bir farkındalığa erişip bunun nedenini çözebilmek esasında.
Yaptığım işe annemin bakışı; Erkek işi bu, nerden buldun bilmiyorum, daha doğru dürüst bir meslek seçseydin ya, şimdi biz varız idare ederiz de, ya yarın öbür gün evlendiğinde ne olacak. ( Her eve girişimde acıklı buğulu bi bakış, çok mu yoruldun yine, dinlen biraz bugün de dışarı çıkma )
Kardeşimin bakışı; Pavyonda çalışsan mesai saatlerin daha düzenli olurdu, daha çok görürdük seni ( son yıllarda düzene girdi yalnız hakkımı yiyorlar ) , bu nası iş be, hiç mi bitmiyor, senden kurtulmak istiyo olabilirler mi, batmıyor mu şirket daha hayret. Bak bilmem hangi kurum eleman arıyor, kpss başvuruları da yakın, bi takip etsene.
Babamın bakışı; Bir memuriyete girseydin garanti olurdu, şimdi bi orda bi burda, nereye kadar böyle gidecek, ya işten çıkarırlarsa napacaksın o zaman, neyse hayırlısı.
Arkadaşlarımın bakışı; Sahi sen ne iş yapıyosun ya, tam olarak yani, sizin bölümden mezun olanlar genelde bankacı, üretimci filan ama ben pek anlayamadım tam olarak ne konuda uzman olduğunuzu. Olsun ya yine de iş işte, maaşını tam alıyorsun di mi?
Benden yaşça büyük aile dışı bireylerin bakışı; Çalışıyosun di mi, ne işti, hımmm olsun olsun, iş olsun da, daha gençsin ne fırsatlar çıkar. Ya bilmem neresi de eleman arıyo aslında, bi tanıdık bulsan da görüşsen.
Temelde uzlaştıkları; bunca yıllık çalışmamın gerçek bir iş olarak görülmediği, işi iş yapanın devlet garantisi olduğu, benim hala geçici bir süreçte olduğum ve Allah kısmet ederse bir gün bunun son bulacağı.
Benim bakışıma gelince; Zaman zaman şikayet etsem de, genel olarak işimi seviyorum ben, çalışmaktan değil kimi vakit insanlardan yoruluyorum, piyasa ortalamasında para kazanıyorum, daha iyisi için çaba gösteriyorum, bulunduğum sektör idealimdi, her zaman daha fazlası için çalışmaya gücüm var, seyahat etmeyi de hareket halinde olmayı da çok seviyorum.
Ta ki dün izlediğim bir videoya kadar böyleydi fikrim, yağmur adamın feyz alın diye gönderdiği bir konuşmadan benim seçip aldığım, acaba durum bu kadar vahim de ben mış gibi mi yapıyorum. Belki de gerçekten mutsuz olmam gerekiyor, belki gerçekten burada olmamalıyım. Ama bundan sonraki yıllarda ne iş yapacağım konusunda öyle billur bi bakışım, vizyonum falan da yok.
Önümüzdeki altı ayı buna ayırmaya karar verdim blog dost, neyi yapsam çok mutlu olurum konu başlığıyla günlerimi geçireceğim, bulduğumda da yedi düvele ilan edeceğim, söz.
Ta ki dün izlediğim bir videoya kadar böyleydi fikrim, yağmur adamın feyz alın diye gönderdiği bir konuşmadan benim seçip aldığım, acaba durum bu kadar vahim de ben mış gibi mi yapıyorum. Belki de gerçekten mutsuz olmam gerekiyor, belki gerçekten burada olmamalıyım. Ama bundan sonraki yıllarda ne iş yapacağım konusunda öyle billur bi bakışım, vizyonum falan da yok.
Önümüzdeki altı ayı buna ayırmaya karar verdim blog dost, neyi yapsam çok mutlu olurum konu başlığıyla günlerimi geçireceğim, bulduğumda da yedi düvele ilan edeceğim, söz.

12 yorum:
Anladıııımmmmm !!
Sen dünya bankasında danışmansın :))))
Yok artık nelere kadir olsa da İsa sana iş bulmaz ama sen istersen tahta haç yontmaya meyilli olup olmadığını yed, düvele sorup öğrenir, belkim de mayışlı bir miemur olabilirsen ki nassıl isterdi annen. ( Cümle intihar ediyor)
Bak hele . bak bi bak.. sakkkınn bankacı olma dünya bankasından da istifa et kusarak gökdelenden çık ve koşarak karşına çıkan ilk adama sarıl mutlu olun kaynaşın.
Hadi..
puhahaaa :):) o görselde tamı tamına beni anlatıyooo tıpkımın aynısı hatta :):):)
Bide syr arkadaşıma tamamiylen katıliyorum...sakkııınnn!!!!!
:):)
Syrakusa:)))
Tahta haç, hımmm, ama çok vardır yeaaa, değişik bi iş kolu lazım bana:) İsa neleri neleri veriyor, yeni işe mi hayır dicek yaa:))
Ayy ilk adama sarılıp başımı iyice belaya mı sokayım Syrakusa, bu bankacılıktan daha beter ki:))
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Sessiz Prenses:))
sen de mi endüstri mühendisisin kardeş, vahh yazık:))
o görsel süper ya, herkes kendinden birşeyler bulabilir:)
tamam ilk adamdan vazgeçtik. o halde git bi tane kuzu var oma sarıl. hemcins ama naaparsın kader :))))
Yok yok görseller için dedimdi..ben bildiğin bankacıyım...ennnn garibanından..zavallı ben:):)
Sessiz Prenses:))
ayyy kıyamam:)) kolay gelsin, işin zor.
Syrakusa:)))
ay yazık ama sanaaaa kim dedi sana arkeolog ol diyee.:) işletmeci olsaydın yaaaa :)))
:))))
Çok kötüsün deep yaa, eğlen sen eğlen:)
Yorum Gönder