3 Ekim 2013 Perşembe

En cool günüm:)

Pek sevgili blog dost, şu otuz küsür yıllık sıkıcı hayatımda yeni bir başlangıç yaptım, dün hayatımın en cool günüydü, ben öle olsun istedim. Bundan sonra en sık telaffuz edeceğim kelime 'hayır' , ikinci sırada ' bakalım, belki olabilir ama söz vermeyeyim' ve son olarak da ' müsait değilim '. Bunların dışında bir cümle kurarsam nolayım, ha burada yazar yazar rahatlarım o ayrı.
 
Ben anladım ki bu bir sanat, bir iş arkadaş, kendi kimliğinin üstüne bir de imaj çalışıyorsun, değişik bir kimliğe bürününce hayat sana daha renkli geliyor, bir havaya giriyorsun filan.  Neyse efenim zararın neresinden dönülürse kardır, geç anlarım ama iyi anlarım, dünya bir araya gelse değiştiremez sonra beni, kendim bile inanırım kurgularıma, öyle süper bir bünyem var yani.
 
Şu ömrü hayatımda gizemli olamadım, neyim varsa ortada, saklamak istedim inan ama onu da beceremedim. Neredesin diye soran babama bile doğruyu söyleyince, bari yalan söyle de rahat uyuyayım dedi. Yapamadım arkadaş, bir şölee esrarcengiz, her an dünyayı kurtaracak gibi bi duruşum olamadı hiç. O gün dündü işte..

Geçtiğimiz hafta bir üç gün depresyona girdim, ağız tadıyla kalamadım, sağdan soldan dürten arkadaşlarım ve her şeyin üzerimde bol durduğu bünyem nedeniyle o da uzun süremedi. Diyorum arkadaş benim bağlanma sorunum var diye, bunda bile bir istikrar gösteremedim.

Her şey olanca sıradanlığı ile devam ederken, sonbahar kapıda ve bahara nereden baksan 6 ay varken, uzuncaaaa bir süredir aşık olamamışken, Neptün'ün ters açısı Merkür'ün geri hareketine rağmen, haftaya çıkılacak tatilin hayali yetiyor gülümsemem için, içelim hadi, güneşli günlere...







 
 
 
 

4 yorum:

murdum-erigi dedi ki...

ahahah aha bu dertten ben de muzdaribim, daha doğrusu ben hala muzdaribim :D ömrüm boyunca hiç cool olamadım, 3 sene kadar önce yeni bir işe başlayınca ilk bikaç gün belki bi cool görünmüşümdür (yaşasın optimizm), 3 sene domadı ama bıraktım söylemeyi ,yüzümdeki bakışlardan anlıyorlar ne düşündüğümü, gizem falan hak getire.

Ben de bir tek şunu öğrendim, sessizlik anlarında, nedense ortamı seslendirme ihtiyacına giriyordum, hiç gerek yokmuş. Bırak sesiz kalsın, muşmula suratlı oturunca daha birdeğer görüyorsun :/ Zaten şu anlatacağım hikayeyi de sanırım muşmula moduna borçluyum :/

Haa bi de en önemlisi, yolculuk nereye bacım?

su vebeyaz dedi ki...

murdumcüm:)) ben de gözleriyle konuşanlardanım, suratıma bakan anlar ne aklımdan geçiyosa :) ama yooookk kararlıyım bundan sonra gizemli olcam bölei denemeler fena gitmiyor:)

yolculuk Antalya'ya bacım:) yurdumun en nadide bölgesine, sıcak iklime:)

hikayeni bekliyorum unutmaaa:) daha sık yazmalısın ya ayrıca..

AVRAM H.K.E. dedi ki...

1- ben senin yazılarını göremiyorum.. engelledin mi beni yoksa?:P
2- Bak, o saydıkların senin için depresyon hali, geçer. Ne susabilirsin, ne durabilirsin, ne hayır diyebilirsin. DNA'nı yokla, bulamazsın o saydıklarını.:P

su vebeyaz dedi ki...

:)) Aslında iyi fikir, dur engelleyeyim seni :) Sayfam değişti benim, izleyici olman yeni sayfayı takibe alman gerekiyor, ondan:)

Bi DNA'mı suçlamadığın kalmıştı, uğraşmazsan eksiklik mi hissediyorsun acaba:))

Yorum Gönder