30 Eylül 2013 Pazartesi

Düşe kalka..


Efenim derdim büyük... Bilenler bilir, büyük bir rüyanın peşindeyim ben, aslında herkes gibi mutlu olmanın yollarını arıyorum, mutlu kalmanın, yaşama sevincimi hep yükseklerde tutmanın.. ama yöntemim biraz farklı, istiyorum ki olaylardan ve insanlardan bağımsız olsun bu, tutunmadan hiçbir şeye, ağacı sırf ağaç diye seveyim, yıldızlar romantizmden değil, gezegenin en güzel parçaları olduğu için büyülü gelsin bana.. Arada bir tökezliyorum ama olsun, sonra eskisinden daha iyi kalkıp devam ediyorum yola.
 
Ulu yüce bilge olacağım diye değil bütün bu çaba ha, başka türlüsünü beceremiyorum, nefessiz kalıyorum yoksa, ondan. Geçtiğimiz hafta yine böyle bir iniş evresindeydim, susuyorum -ki benim için devrim niteliğinde bir şey- hücrelerim küsmüş birbiriyle, bekliyoruz öylece. Güzide arkadaşlarımı sarmış belli ki bir telaş, onlar ilgilendikçe kendimden daha bir şüpheye düşüyorum, diyemiyorum derdim benimle. Çıkışı arıyorum, bulamazsam vay halime...
 
Her seferinde bir değişik çıta, boğulmam bu sefer biliyorum ama neyin nesi şimdi bu sınav. Çırpınışlarım ses verdi kaç günden sonra, bugünse uyandım erkenden bir bahar gününe, bir liste yaptım afillisinden çıkılacak yollar için, unuttuğum yüzlerce his akın etti ruhuma, nasılsın diye soranlara güzelim diyorum bu defa.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder