Zihnime gelen bütün düşünce zerreciklerini kovuyorum büyük bir hızla, hiçliğin derin hazzına varmak istiyorum bir süre de olsa..beyaz bomboş bir düzlem geliyor sımsıkı mühürlediğim gözlerimin önüne, akıp giden yaşamla birmiş hissi veren bir duygu sarıyor her hücremi, sımsıkı sarılıyorum, kaybetmek istemiyorum bu duyguyu. Beni alıkoyan her uyaranı farketmemle bir kenara itmem bir oluyor, hiç olmak istiyorum, sadece akmak, alabildiğine coşkulu..
sürekli planlar yapmaktan yorulmuş beyin hücrelerimin festivali bu an, sadece olmaya odaklıyım, tam o anda bütün isteklerim tekleşiyor, yüzlerce şeyi yapma istediğinin altında yatan yegane amaç, bütün bu istekleri birbirinden farklı kılan özelliklerini siliyor, geriye kalan şey..tanımsız..bildiğim hiçbir dilde karşılığı yok henüz..içime alıyorum, derin bir nefesle doldururcasına ciğerlerimi.
Kendini akışa bırakmanın ne demek olduğunu yıllardır biliyor, ama o an da anlıyorum, bazı zamanlarda kılımı bile kıpırdatmak istemeyişimden farklı bu hareketsizlik hali..Hissettiklerimin hepsini aktarabileceğim bir yazım dili olsaydı eğer, anlatmak, paylaşmak gibi iyi niyetlerle başlayan bir eylem, isim vermek, kategorize etmek, sıradanlaştırmak gibi bi hal içine itebilirdi belki de bu durumu, neyse ki yok, bencilce biraz belki ama böyle olması daha iyi.
Yaşadığının farkına varmak kokularla özdeş benim için, canlı cansız herşeyin kokusunu duyumsadığım, dahası üzerinden geçen onca zamana rağmen, aynı ize bambaşka bir yolda öylesine yürürken rastladığım anlarda geliveren sebepsiz sevinçler, birer bağ herşeye tutunmama yardım eden. Farkettiğim en kötü şey bu bana dair son günlerde, gittikçe körelen yanım..attığım her adım bağlarımın ne kadar kuvvetli olduğunu haykırırcasına gerçek üstelik..Portakal kokusu geliyor şimdi durduk yere, her tarafı biribirinden güzel renklere bürünmüş bir cümbüş yerini andırırcasına büyük bir bahçe beliriveriyor, güneşin parlaklığı gözlerimi kamaştırıyor..oysa gözlerim kapalıydı, nerdeyim ben şimdi...peki ya bu gökyüzü..
Kendini akışa bırakmanın ne demek olduğunu yıllardır biliyor, ama o an da anlıyorum, bazı zamanlarda kılımı bile kıpırdatmak istemeyişimden farklı bu hareketsizlik hali..Hissettiklerimin hepsini aktarabileceğim bir yazım dili olsaydı eğer, anlatmak, paylaşmak gibi iyi niyetlerle başlayan bir eylem, isim vermek, kategorize etmek, sıradanlaştırmak gibi bi hal içine itebilirdi belki de bu durumu, neyse ki yok, bencilce biraz belki ama böyle olması daha iyi.
Yaşadığının farkına varmak kokularla özdeş benim için, canlı cansız herşeyin kokusunu duyumsadığım, dahası üzerinden geçen onca zamana rağmen, aynı ize bambaşka bir yolda öylesine yürürken rastladığım anlarda geliveren sebepsiz sevinçler, birer bağ herşeye tutunmama yardım eden. Farkettiğim en kötü şey bu bana dair son günlerde, gittikçe körelen yanım..attığım her adım bağlarımın ne kadar kuvvetli olduğunu haykırırcasına gerçek üstelik..Portakal kokusu geliyor şimdi durduk yere, her tarafı biribirinden güzel renklere bürünmüş bir cümbüş yerini andırırcasına büyük bir bahçe beliriveriyor, güneşin parlaklığı gözlerimi kamaştırıyor..oysa gözlerim kapalıydı, nerdeyim ben şimdi...peki ya bu gökyüzü..
15 yorum:
"hiçliğin derin hazzına varmak istiyorum"
kısmında dağıldım...
nihil nihil aklıma turgenyev geldi babalar geldi oğullar geldi...
çıkamam işin içinden şu ara su ve beyaz :)
toparlayayım geliyorum hemen.
PANİK YOK, PANİK YOK, ben birazdan buluşup ilgileneceğim kargayla, kimse korkmasınnn.. :) yavrum, kargam, noldu sana kınalı kuzum, ne işin var nirvanalarda, gel in aşa bak alışkın değilsin, çarpar oralar.. :) bide o içtiğinden bende istiyorum, her ne alıyosan :)
@avram: ah üstadım bende üzülüyodum gelemedim diye, ayağına saplık, ekmişin kargayı :))...hem yalnız buluşma bu aralar bu deliyle, yanında biri olsun, ben gelirim bidahakine :)
absalom:)
dağıtmak değildi oysa amacım:)
sen çıkarsın işin içinden, güvenim tam, toparla hadi bir an önce:)
mayısım yağmurum canım kargam:)))
bu satırları buluşmamızın ardından kaleme alıyorum:)gördün işte, tek içeceğim çay, semaverde ama:)nolduğuna gelince, olanlar olmuş işte:)
Avram'a not: sen aldırma bu mıymıya :) apartmanın yönetim toplantısı için ekti, sonra da böle yorum yapıyo:)
ayarlarla oynadığımdan değil, kendi kendine oluyor niyeyse. yine yok olmuşsun bak. google dan aratarak ulaşır oldum bloğuna. arada bir birkaç kişi yok oluyor listede. blogspot'un edepsizliği tamamen.
noluyor bakiim orada, bahar etkisi mi bu yazılar diyeceğim, yaz geliyor neredeyse. portakal kokusu dedin de, portakal reçeli geldi aklıma bak. üç gündür portakal reçeline taktım kafayı, depreştirdin yine :P
Sana portakal kokmuş hav bana da sucuklu sandviç koktu. Gecenin 11 inde, Foça'da ourmuşuz; deniz kenarında üstelik. Bi canımçekti ki sorma. Yani sensorma ben sordum zaten.. arkadaşlarda sandviç yokmuş,ayvalık varmış. İstemem dedim, illa sandviç. aradaki fark bu olsa gerek, sen akıp gidiyorsun o anda burnuna portakal kokusu geliyor bense canlanıp ete kemiğe bürünüyorum; canım sucuk çekiyor.:P
Not: Kimse kimseyi ekmiyor kardeşim; yorgundum halsizdim berbat durumdaydım. Konsere, doğumgününe katılacak falan değildim yani. Neyse, gelicem nasl olsa.:)
sırrakalem:)))
portakal reçeli de ne güzeldir ama yaaa:)) Avram duydun di mi, hemen bulunacak:P
bu yazılar mevsimsel baharın değil, bana gelen baharın etkisi sırrakalemcim:))
ya bu blogspot habire bişeyleri değiştiriyo, uyuz oluyorum zaten:)beni göstermemesi normal bu durumda:)
Avram:)
ekilen ben oluyorum, diline düşen yine ben, anlamadım gitti valla:)konser, doğumgünü mühim organizasyonlar, günleeerr öncesinden planlanıyo:)
şu yazıya sucuklu sandviç dedin yaaa, mıymıy 2, yuh ne diimm:)
son yazımı okusanaaaa.
:)
artık zamanın var ya okuyabilirsin.
:)
hatta istersen sen de yayınla yayılsın eğlenceli.
:)
:)
okudum, çookk teşekkür ediyorum, hangi kategoride oy verdiğini hakkaten merak ettim:)
haklısın artık zamanım var, zamansızlıktan şikayet etmeyi bıraktım:))
oylamaya katılırım ok, ama yayınlaması uzun iş yaa:)
ayrıca yazılarını takip ediyorum, okumadığımı sanma:)
elbette en komik en sevimli.
:)
bişi demedim ki okumuyon demedim ki önemli diil ki.
:)
:))
hehehe süpermiş kategori:)
önemli deilse bi daha okumayayım o zaman:P niye yazıyoruz deep bunları, okunsun diye:))
:) komiksin işteeeee :)))))
:)))
@avram: üstadım ne tesadüftür, dün booll kaşarlı, booool sucuklu bi tost yapıp akşam yemeği niyetine yemişizkii, yemede yanında yat :)
sucuk sevenler örgütüü***
@karga: zalım oluyo ama :)
Yorum Gönder