Otogarları hiç sevmem, yolculukları da, isterim ki ışınlanayım ama olmaz o da. yine de durur muyum yerimde, aslaaa :-) Hüzünlenirim ben ya, birini yolcu ederken, ya da sevdiklerim beni uğurlarken, hiçbir yerde olmadığım kadar yanlız hissederim kendimi yolculuklarda, hele geceyse, offfff, bir mutlu dönerim evime anlatamam, Paris'e ağlayarak gittim desem sevgili okur, benim için üzülür ağlarsın, valla o derece :-)
Ama geçen yıl bişi oldu, Ağustos'da Kaş'a gittim, dönesim gelmedi bir daha, ayrılırken nasıl mutsuz oldum nasıl, o tarihten beri 3. gidişim olcak şimdi :-) Bişey var orda, insanı kendine bağlayan, değişik bir ruha haline sevkeden.
Orda zamansızlık sarıyor beni, nasıl olduğunu anlamadığım bir huzur etrafımda. Şimdiden yapacaklarımı düşünüyorum mesela, gün doğumundan önce uyanıcam bir sabah, dağları en iyi izleyebileceğim yere gideceğim, fotoğraf makinemi almadan hayatta olmaz :-) önce gözlerimi sabitleyeceğim sulara, sadece ve sadece o anda kalarak, geçmiş gelecek hiçbirşeyi düşünmeden, bütün kaygıları bir kenara iterek, sabah rüzgarıyla ürpererek duracağım öylece. Birkaç güzel anı hem zihnimde hem de kadrajımda ölümsüzleştireceğim. Sonra olduğum yerde uzanıp güzel tatlı bir uykuya dalacağım, yumuşacık yastıklar olsa öyle uyanamayacağım bir uykuya, düşler göreceğim birbirinden güzel o kısacık anda. Güneş yakıpta beni uyandırana kadar kıpırdamayacağım biliyorum. Sonra bir kahvaltı tabi ki, olmazsa olmazım, Cemal Süreya'nın çok sevdiğim bir sözü vardır : ' Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem. Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı ' diye. Es geçmeyeceğim yegane öğündür benim, o mutlaka büyük bir keyifle yapılacak :-) Kahveyle kahvaltı etmem ben, illaa çay olacak, üstüne kahveye de hayır demem ama :-) Sonrası mı, sonrasını anlatmama gerek var mı, güneş deniz kum, suvebeyaz ve tabii ki şarkım :-)
Hayata..
9 yorum:
Hep gitmek istediğim ama sürekli sanki özel bir zamanı beklermiş gibi sürekli erteledeiğim bir yer orası, güzel gidişler ve tatiller olsun.
@silencio ; teşekkür ederim...güzel olcak dilerim :-)
Gidince geçirdiğin zamanlar o anın özel olduğunu hissettiriyor, erteleme git derim ben :-)
Sana, çok güzel küfür ettiğimi, bu konuda yaratıcı olduğumu hiç söylemiş miydim?..
cık cık cık, hiç yakıştıramadım..Senin kelimelerin güçlü oysa, ne gerek var buna.
küfürler kelimeleri daha güçlü yapar :)
Küfür ayrı bir sanattır. Şimdikilere bakma, küfürbâz ın anlamı sadece çok küfür eden değil, küfür üreten-yaratandır da. Sunay Akının nefis anlatımı ile konu hakkında geniş araştırması var. Okumanı tavsiye ederim.:))
:-)) Hımmm bakim bi.. Valla bazen sözcükler tükendiğinde acayip işe yarıyor, trafiğe çıkınca daha iyi anladım :-)
Eğer inatla, yayın- basın- yorum ve de görsel yolla yediğini içtiğini, nanelerini kendine saklamaz analtırsan başına neler geleceğini biliyorsun değil mi?.:))
sanırım artık anladım :-)))
Yorum Gönder