Herkes kadar benimde beklentilerim var şu hayattan, bazı mülteci isteklerim. Mesela dün akşam içmişim buz gibi biramı, şahane yemek eşliğinde, şehrin ortasında kalabalığın neşesi sinmiş havaya, eve gidilecek geç oldu vakit, ışınlanmak istiyorum ben kardeşim. O enerjiyle, o ruh haliyle, gram değişmeden, ey teknoloji sen nereye geliştin, araba icat edileli olmuş ikiyüz küsür yıl,ışınlanmayacaksam artık şu yüzyılda yazık değil mi dünyanın bu kaynaklarına.
Cuma günlerini çok severim mesela, oldum olası, cumartesi çalıştığım zamanlarda bile, nasıl güzel bi gündür, planlar yapılası, telaştan kopulası. Ama bi o kadar gıcığım pazar günlerine, herkes Pazartesi sendromuna girer, bense Pazar. Hikmet Şimşek konserlerini hatırlar mısınız bilmem, ondan sanırım daha bi uyuzum pazarlara, çocukluğumu yedi be. Pazar diye bi gün olmasın, silinsin istiyorum takvimlerden, adı bile anılmasın.
Bazı günler 24 saatten 36 saate çıkarılsın mesela, bazı günler, bu kadarı yeter artık, bugünü yaşamak istemiyorum dediğimizde 4 saatle sınırlı kalsın, kişiye özel zaman uygulaması geliştirilsin yani. Zaten bütün bu takvimler uydurma değil mi, kimi kandırıyoruz hacı ya, oldu mu tam olsun bari.
Şu evlenme, boşanma mekanizmaları var ya, külliyen yanlış bence, düğünler 5 kişiyi geçmeyecek sınırlı bir kalabalıkla yapılsın, boşanma da bir ordu olsun yanınızda, malum asıl o zaman morale ihtiyacınız var. Bir de ben sevmiyorum kardeşim, hakkaten eğlenen var mı düğünlerde ya, nasıl bir gelinlik giyme merakıdır kardeşim bu böle. Baharda yazda bol bol beyaz giyin kurtulun. Haftasonu bir düğüne davetliyim, nasıl bir yalan bulsam da gitmesem acaba diye düşünüyorum şimdi.
İnsanda gençken bulunan, ama zamanla bende olduğu gibi kaybolan bahar sevinci denen, hangi hormonun sebep olduğu bilinmediği o şey keşfedilsin, yaş otuzu geçtikten sonra her mevsim geçişinde belirli dozlar haline enjekte edilsin. Nasıl mutlu olurdum ben ya kıştan bahara geçişte, yaşlandığımı anladım bu yıl, baktım bütün mevsimler aynı, yaşlanmaya şiddetle karşıyım efendiler.
Bir de bugünden itibaren adımın değiştirilmesini istiyorum. Suvebeyaz'ı değil sakın ha, kimse adımla hitap etmiyor yıllardır, çok mu kötü lan acaba diye düşündüğümde oldu. İsmimin tam 10 versiyonu var, bir kendimin sevdiği, bir ismimden türetilenler, bir de acayip bana özel isimler, karga, tümülüs, kıvırcık gibi. Dedem bile Tülin diyo ya, nasıl bişi bu böle. Eğer yakın bir arkadaşımsa ve adımı kullanıyosa çağırırken, bi kıl oluyorum bende, anaaa niye böle yaptı ki, kırdım mı ben üzdüm mü acaba diye. Bugünden sonra istediğiniz gibi seslenin bana, zaten öle yapıyodunuz ya, ben resmileştireyim dedim.
10 yorum:
ben ilk kez sayfanıza gelen konuğunuz olarak ne desem ki şimdi size!"suvebeyazruzgar"nasıl güzel bir sayfa adıdır böyle!..bana içimden sayfanın adından çağrı yapan size; SU/DE .."Sude" demek geldi birden:)
Efendim:)))sular gibi aziz olsun ömrün/üz..:)hep beyaz sayfalar açılsın önünüze!ruzgarın hafifleten serinliği içinizi ferahlatsın...pazarlarınıza bir kova su akıtalım ve içinden de suvebeyazruzgar çıksın!o da sude olsun:))bu dizeler de benden size haftasonu armağanı olsun...
esen kalın...
ihtiyarlamasak yeter aslında :)
tümülüs he :)
Sıradan değil rast gele yorumlayacağım..
Ne demek ordu ile gidilsin adliyelere. KAtliam mı çıkaracaksın sen? Vallahülazim millet hele kadın taifesi hakimi indirip kürsüye kendi çıkmaya kalkar. Olmaz öyle şey.. Düğün ne ki? O toptan kaldırılsın.
Yaz aylarına söylenmek ban aiat bir durum. Bunu kullanmaktan men ederim sizi. Üstüne üstlük bir de, yaş işin içine karıştırılmış. Ne demek yani şimdi kırkını henüz geçmiş isek ne yapalım? Yaşlı mı demek istiyorsunuz siz bana sayın SBR?
Zamanın hızını belirleyen bizleriz SBR.. Saatlerin ya da bilimadamlarının bir günahı yok. Eğer bir insan, yürüyen merdivende bile koştura koştura gidiyorsa Onun zamanı zaten taşikardi geçirmek üzeredir. İstanbul'da gördüm; metronun yürüyen merdivenlerinde koşturuyordu insanlar.. Yazık.. Ne kaçıyorsa? Kaçırdıklarından daha mı önemli? O zaman, saatini aç, yelkovanı ya da akrebi ya da ikisini birden kır.
@ESMİR ; :-)) hoşgeldiniz sayfama, dizeleriniz için çok teşekkürler, ne güzel dilekler böyle, çok mutlu ettiniz..Sude diyin siz de napalım artık, çok sevdim ben :-))
@cecil ; :-))) o da yeter valla
@Avram ; Ben yine mi yanlış tuşa bastım, ne desem suç oldu :-))
Zaman bizim uydurmamız işte dedik ya, yaşlı der miyim ben hiç yahu :-) İnsanın ruhu yaşlanmaya görsün, ben ondan bahsediyorum :-)
O telaşdan yoruldum ben de,bir yerlere yetişmek zorunda olmamak tatilleri benim için güzelleştiren mesela, saatim yoktur kolumda, sevmem ben zaten :-)
Ya kargacım, bende bişey istesem zihni sinir listene eklermisin :) ya şimdi bende şu yeme içme barınma meselemi kaplumbağalar gibi halletmek istiyorum, nasıl bi zaman tasarrufu yaparız varya..mesela bendeki bu gurmelik olmasa da, kızarmış dondurmadan bile vazgeçiyorum ama dikkatini çekerim, bi hapla bedenim ihtiyacı olan şeyleri alsa, ki yapılabilir artık, ben dünyada eğitime ödenen ödeneğin boşa gittiğine inanacağım yoksa, neysem, bide barınmak için telefon kulübesi gibi seyyar güvenli morglar yapılsa, kafanı koyduğun anda uyuyacaksın ama, öyle düşünim, koyun sayim, hayal kurim falan yok, kafan yastığa değmeden ilaçla uyuyacaksın, offf ne istek ama..düşünsene karga, gezmediğimiz yer, bilmediğimiz şey, tanımadığımız insan kalmaz....kaşta başlatsak hatta pilot uygulamayı, o güzleim çiçek kokan sokakların köşesine, yok hatta denize sıfır kabinli sistem kuralım, hap, yatak,temizlik ihtiyacı sen uyurken karşılansın, sonra sen seyyah ol gez dur :) ya kızarmış dondurmayla künefe kalsamı yada..bilemedimki şimdi :) iyimi yoksa böyle...not: ayrıca kabin hizmeti devlet hizmeti olarak verilsin :)çalışamam ben, kızarmış dondurma için çalışıyordum zaten, oda olmadıktan sonra teyyyyy.. :)
İste yavrucum, eklemez olur muyum hiç :-) Ama yemek bir zevk işi, öle hapla filan hallolmasın,bak gel biz bu işi şöle çözelim, basalım istifaları, alalım sırt çantalarımızı, memleket memleket gezmeye başlayalım, ne mutfaklar vardır dünyada, ne bahçeler, ne kokular, oofff offffff :-)
Not: Yavukluna burdan sesleniyorum, bi süreliğine olcak bu, sürekli değil endişelenme, hehehe :-)
yemek işi benide düşündürüyor zaten, tamam anlaştık, ama gece barınma ve temizlenme için kabinler süper fikir kabul et..dur ben şu işi ciddi ciddi düşüneyim :) böylece çantalar sırtımızda, gezer dururuz rahat rahat :)
not: yavuklum ilişkimiz konusunda kitap yazacak hayatım biliyorsun..ben, sevgilim ve kargası...mutlu mesuduz.. :)
Aman sakın ha, aynı cümlede kullanma bizi :-)Kıskançlık yapmasın yahu,karganın yeri ayrı sevgililerin ki apayrı..Öğrenecek daha napalım :-)
Yorum Gönder