25 Aralık 2010 Cumartesi

Zehir



acımasız bir mevsim
yıkık dökük bir şehirdeyim
gri göğün altında kararmış bütün anılar
her geçen gün birbirinin aynı
her geçen saat bomba ayarlı
başıboş geziyorum harabelerinde
uzandıkça uzaklaşıyor gözlerin
korunaksız bir sığınak gibisin karşımda
vazgeçsem yarım kalacak yine cümlelerim
açılsam derinine kendime inat
zehir olup yakacak sözlerin

6 yorum:

Nisan Günce dedi ki...

Güzel şiir; yüreğinize sağlık..

suvebeyaz dedi ki...

Teşekkürler Nisan Günce..

Doğan Ömür dedi ki...

Sanırım Akıl Oyunları filmindeydi. John Nash'in masasına kalemlerini bırakıyordu diğerleri...
Kalemi masaya bırakıyorum... Kalemi masaya bırakıp masadaki kağıtları, kağıtlarda yazılanları, yazdıklarını alıp gidiyorum.
Geri getireceğim...

Budeliçocuk dedi ki...

Önce Merhaba...
Belki de yarım kalan cümleleri heceleyerek geçecek ömrümüz...
Anlamlı bir cümle olmadan,olamadan...
Halbuki yürek ülkesinde ne cümleler durur...
Hayata ve aşka dair..
Susarız..
Diyemeyiz kendimize bile,
susarız...
Bazan sessiz,
bazan gözyaşıyla kurulan cümlelerle,
susarız...

suvebeyaz dedi ki...

Doğan Ömür; Filmin en güzel sahnelerinden birisiydi..teşekkürler bıraktığın kalem için..Yazdıklarımı geri getirmeni bekleyeceğim merakla,zira onlar artık benim cümlelerim olmayacak.

suvebeyaz dedi ki...

Budeliçocuk; Merhaba,ne güzel anlatmışsın..Yarım kalan cümleler başkasınaysa bir umut var bence hala,bir gün söyleyebilir insan hece hece de olsa. Ama kendimize bile diyemediklerimiz varsa ben ondan korkuyorum işte..

Yorum Gönder