Efenim dünyadan elimi eteğimi çektim, insanlar hiç değişik gelmiyor artık bana. Öyle dünyayı anlama çabaları, merak, ayy bu niye böyle dedi, ayy bu niye böyle yaptı filan da kalmadı. Yaş itibariyle olsa gerek diye düşündüğüm bi olgunluk geldi çöktü, bildiğin erdim ben. Ha tabii burada hayatın gerçekleriyle beni yüzleştiren, bu günlere gelmemi sağlayan onlarca insana teşekkürü borç bilirim.
Hayatta kendinden beklentin çok, karşındakinden az olacak, ümit iyi bişi diil, dışarıda aradığın bütünün parçalar senin içinde. Böyle giderse filozofluk da yakın bana. Bu ülkede insanların büyük bir kısmının ağır hasta olduğunu düşünüyodum, şimdi düşünme aşamasını geçtim, eminim. Kendimi dışında bıraktığımı sanmayın ha, payıma düşeni ben de alıyorum elbet. Şimdi sağaltmaya uğraşıyorum kendimi.
İnsanlar bana değmeden yaşasın başka bişi istemiyorum, benden uzak bunalıma da girebilirler, benden uzak mutlu da olabilirler, benden uzak hayatın sırrını da çözebilirler, ama rica edicim benden uzak bi yerde yapsınlar bunu.. Şu kurduğum güzide dengeyi en azından korumama yardım edecek, dahası arttıracaklar varsa, işte siz bir adım öne çıkın.
Sanata, spora ve bilime adanmış günler geçiriyorum bildiğin ya, eve piyano aldıktan sonra üzerine örttüğüm dantel örtüyü kaldıramasam da -paketle birlikte gelen plastik benzeri bişi- azimle derslere devam ediyorum. Bitmek bilmeyen tezim için artık mutlu son yaklaştı, cürinin belirlenmesiyle sıkıysa tamamlama, bi makale okuyorum sevgili seyirciler görmeyin, ben bile duygulanıyorum bu halime. Seyahatleri nedeniyle bir türlü dizini kırıp burada olamayan isyankar kuzu ve yağmur adam yüzünden nerdeyse akademisyen olucam. Haftada en az iki gün spora gidiyorum, milli atlet sanırsın, bi azim bi azim, her şey plaj için. Disiplin yoksunu benim gibi bir insan için bu bile bi gelişme, motive edici unsurlar olmayınca şu hayatta, parmağımı kaldırasım yok. Bir de iş var ki, tadından yenmiyor, sakin bir gün hasretim, şikayetçi miyim, asla.
Bu kış üşümüyorum arkadaş bi de, hayır menapoooz mu acebaa diye düşünmekteyim, millet bu bozkırda donarken, bu sabah adeta tatlı bi esinti var ortalıkta dememle, yanımdaki arkadaşın bana bakışı görülmeye değerdi. Her neyse bu iyi bişi, neydi o öleee, yazdan sarıyodu kışın telaşı donucam diye.
Tatillerden vazgeçmiş değilim elbet, Mart gibi biter benim enercim diyerek planlar yapmaktayım, nası gezesim var nası, anlatamam. Yeni yerler, yeni dünyalar, yeni diller, yeni hayatlar, birçok yeniye ihtiyacım var.
2 yorum:
bu yazıyı ben yazdım sen ne ara arakladın yahu ahahahaaa
noktasına virgülüne kadar ben yazmışım
kınıyorum seni.
bir tek konuda ayrılıyoruz seninle.
ben yeniye de ihtiyaç duymuyorum artık.
zaten ilk başta yeni gibi geliyo.
3 gün sonra hıyarın teki olduğunu anlıyosun:))
bak şopenhouerr okuyorum bugün onun dallamalığı üzerime çöktü su ve beyaz ahahaha
allah onu kahretmesin.
:))
pesimist olmamak için çabalarken yoruluyor gönül..
yordular bizi.
:))))
o adam deliii, hemen bırak elinden, insanı intihara sürükler o saçma sapan teorileriyle :))
yazdıklarım ortak bildiri niteliğinde sanırım, etrafımda birçok insan aynı ruh halinde absalom:)
valla pesimist olmayayım, hala bir parça insan sevgisi kalsın içimde diye, neler yapıyorum neler:) yormazlar yormazlar, hepsi ders niteliğinde, öğreniyoruz işte:))
Yorum Gönder