14 Aralık 2013 Cumartesi

Başlık bulamadım..

Bugün haftanın en sevdiğim günlerinden, en sevdiğim zaman dilimi ise cumartesi sabahları. Bir şeye kızacak olsam hemen sakinleşiyorum, daha bir umutlu oluyorum hayata, her şey bi pembe bi pembe, görmeyin gitsin, ya da görün benim gibi, iyi oluyor.
 
Her yerde yılbaşı süslemelerini gördüğüm halde hala havaya giremeyen ben, bu sabah kendi kendime kaldığım o kısa sürede birdenbire aydınlandım. Yeni yılın gelişine her zamankinden daha az ilgi duyuyorum sanırım, çünkü bana sorarsanız aylardan Eylül, daha yaşamadım ki ben.. Oysa kalmış şunun şurasında nerdeyse on beş gün. Dilek listesi yapayım istedim önce, sonra dedim ki ey hayat senden gelecek her şeye açığım, büyük bir teslimiyet içerisinde bırakıyorum kollarına, canın ne isterse, ne ala...
 
Akşama piyano kursum var, nerden çıktı bu diyecek olursan, valla ben de bilmiyorum. Bambaşka bir amaçla gittiğim bir kursta, sohbet ederken birdenbire, ya ne dersiniz yapabilir miyim ki acaba diye bir cümleye başladım, sonrası evet, ince uzun parmaklarımın bir nedeni olmalı diye kayıt yaptırırken buldum kendimi.  Belki bugün ilk ve tek gidişim olur, belki sanat benden uzaklaşır, kim bilir, ama ben çok heyecanlıyım.
 
Bardaktan boşanırcasına yağıyor üzerime hayat nicedir, pür telaş yetişiyorum bir yerlere, düşünmek için vaktim kalmıyor, daha çok anlayıp daha az umursuyorum her şeyi. Korktuğum birçok şey artık sıradanlaştı gözümde, hesaplaşıyoruz kendi halimizde.
 
İnsanları okuyabiliyorum, aslında birbirinden farklı olduğu kadar aynı olan mekanizmalarımız ele veriyor bizleri, hepsini bir biçimde içimde barındırdığımdan mıdır nedir, hiç zor olmuyor artık. Olup biteni bütün çıplaklığıyla görmek o kadar da iyi değilmiş, buna rağmen seviyorum insanları ya, beni asıl şaşırtan bu sanırım.
 
Seyahat etme istediğim doruklarda, iş sayesinde uzunca bir zamandır sürekli hareket halindeyim ama kesmiyor artık bu da. Daha önce hiç gitmediğim bir yerde, karışarak kalabalığına hayatın, uzun uzun gezmek istiyorum bir süre, lütfen rica edicim yakın bir yer olmasın ama...Güney Amerika olur, Güney Afrika olur, Uzakdoğu'da herhangi bir yer olur, gideyim heyecanla bilmediğim ufuklara..
 
 
 
 
 

6 yorum:

absalom dedi ki...

efenim ben bunu neden göremiyorum yani yazı yazdığını?
aşkolsun.

daha okumadım bile.

kendimi kınıyorum valla.
yoksa seni kınıcam o olacak:))

su vebeyaz dedi ki...

absalom, önce bloğu silip, sonra yeni bir adresle yazdığım için, takip ettiklerim takip edenler hepsi gitti :(
Beni kınayabilirsin :)

Syrakusa BB dedi ki...

Nedennn bırakıldı o kurs... Nedenn 88 tuşa döndün sırtını? Hiç mi acımadın cevval su !
İnce uzun parmakların sadece kalem tutmak için mi?
Gördünüz işte senyorlar.. Şeytan bu kadın! Düpedüz bir piyanonun ruhuna girip onu terketmiş. Şeytan.. Şeytannnn!!
Çarmıha germeyin, siyah pelerin giydirip kuleye gönderin. Unutmayın kuleye sadece asiller ve müziği hançerleyenler gönderilir..
Engizisyon sonat
Fa minör
Op.215
:)

su vebeyaz dedi ki...

Yazdığım yorum kayboldu, puff yaa, ne zor koşullar altında yanıt veriyorum yarebbim:)
Ben şeytan değilim senyor, terketmedim tuşları, sadece biraz dinlendiricem uzun parmaklarımı, geçici bir heves değil benimkisi:)
Asi demişken, bir tek isyankar var aramızda, onu da biliyorsun:)

Syrakusa BB dedi ki...

Bi insan hem asi hem kuzu hem de gözlüklü nasssıll olabilir? Dehşet verici bir durum. Üstelik bu konuda hiç bir ehemmiyet ve mümkünü olmayan siler dahi göstermiyor. Filhakika bu durumu bizzat tetkikle vazifelendirdim kendimi. Matmazel!! (baş selamı verir gider)

su vebeyaz dedi ki...

:))
Senyor, çok doğru bi noktaya değindiniz, bütün gayretlerimize rağmen biz de çözemedik bu gizemi.
Vazifenizde muvaffak olmanız temennisiyle.

Yorum Gönder