11 Haziran 2012 Pazartesi

Ruhumu sevsinler

Son zamanlarda çok inişli çıkışlı ruh halleri edindim, her an farklı bir moda bürünen ruhumu izlemekten ben yoruldum inan, bi bakıyorum mutluyum sebepsiz yere, gökyüzü bildiğin cennet, bi bakıyorum üzüm salkımından düştü diye ağlıyorum. Ahh bu hormonların gözü kör olsun dicem, bütün suçu onlara da atamıyorum, abi insan her allahın günü binbir ruh haline girerse napsın bunun karşısında bilim. haleninharesi.blogspot.com, keyifle takip ettiğim bloglardan birisi, bakınız bugün gezinirken ne okudum;

Her şeyi olduğu gibi kabul etme biçimindeki ruhsal bozukluk, toplumsallığın yol açtığı şiddetli ıstırabın birey üzerinde yarattığı tahribatı azaltmak üzere, artık tamamen biyokimyasallarla tedavi edilmektedir. Sakinleştiriciler artık dünyanın en çok tavsiye edilen ilaçlarıdır ve anti-depresanlar da satış rekorları kırmaktadır. Geçici bir rahatlamaya -tüm yan etkileri ve bağımlılık yaratan özellikleriyle birlikte- çabucak ulaşırken, hepimiz gittikçe daha çok çöküyoruz.
John Zerzan, Gelecekteki İlkel

Benim bu biyokimyasallar yerine koyduğum şey yoga efenim, ne zaman ruhum daralmaya başlasa hoopp atıyorum kendimi yoga stüdyosuna, rot balans ayarlarımı yeniden yaptırarak bikaç saat insan gibi yaşamayı başarıyorum, etki maksimum doza ulaştıktan sonra bünyem yavaş yavaş eski mal moduna geri bağlanıyor. Gittikçe bünyemin daha az tepki verdiğini söyleyebilirim yine de, siz yaşlanmak diyin buna, ben armudun olgunlaşması olarak literatüre geçsin istiyorum. Yılların geçmesini, zamanın büyük bir hızla akmasını, ruhumun dinginliğe doğru her gün bir adım daha yaklaşmasını seviyorum hacı, daha önce de dediğim gibi, eğer hep yirmili yaşların hezeyanları ve  heyecanlarıyla geçseydi, hayat gerçekten çekilmez olurdu. ( Yanlız nasıl da havaya giriyorum, daha önce de belirttiğim üzere filan, çok bilimsel bi tespit yapmışım da bi de hatırlansın lütfen edaları.)

Herşeyi olduğu gibi kabul etmeyi tam olarak öğrendiğim gün dadından yinmez bir armut olacağımı garanti ediyorum, şu muhalif kimliğimden bir sıyrılmam lazım hacı, daldan düşüp üstüme birilerinin basma ihtimalini de gözönünde bulundurmak lazım elbet.

Neyse ki bunları paylaşabildiğim arkadaşlarımın sayısı hiç az değil, bir de blog da yazıyorum, yetmiyo eve gelen konu komşuya anlatıyorum, hafiflemek lazım üstadım napim. Genelde her ortamda böyle varoluşsal sıkıntılar ana temamız, keşfede keşfede bi hal olduk, yalnız işin tuhaf tarafı evlenen arkadaşlar bi hayatın anlamını çözüyor ki sormayın, son tespitim evlilik iyi bişi, bundan sonra hiiççç kimse öle bekarlık sultanlıktır filan demesin bana, eğer öyle olsa ben tencere, tava, perde hakkında konuşurdum, onlar dünya derdine düşerlerdi.

Ve son olarak demek isterim ki, biri birine ah ederse, yaşama sevincin gitsin inşallah desin, ondan sonrası zaten bildiğin kıyamet.

21 yorum:

Nehir İda dedi ki...

Venüsün etkisiymiş ben de öyleyim:) Bir şeylerin üzerine atınca iyi geliyor

bay tükancı dedi ki...

karikatür güzel, tespitte öyle :)

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

yahu çökerttin beni :)

yaşama sevincin tavan yapsın...her daim...

suvebeyaz dedi ki...

Nehir İda:)))
bence de Venüs'ün etkisi, önce beni geçti güneşe doğru giderken:) temmuz ortasına kadar böyleymiş haberin olsun:)

suvebeyaz dedi ki...

bay tükancı:)
ya iyi ki bu çizerler var hayatta:) tespit doğru olmayaydı, ben doğru olaydım keşke:)

suvebeyaz dedi ki...

Aynur:))
yok yok sen bu enerciyle bi süre çökmezsin:)) aman maşallah diyeyim:)
hepimizin tavan yapsın dilerim, yoksa çok anlamsız her bişi:)

absalom dedi ki...

hahahaaa imzamı atıyorum armutun olgunlaşması olarak girsin literatüre :)))

daha bugün alışveriş merkezinde 9-10 yaşında bi velet kasiyeri meşgul ediyodu...
kızcağız daraldı ama amca sırada bekliyo bak dedi.
ben de döndüm arkaya baktım arkada kimse yok.
amca benmişim.
nası dedim ya.
amcamı olduk.

neise :))

tadından yenmez armut iyidir...
karikatür şahanedir bi yazımda kullandıydım hatta...
kimyasallara karşıyım.
yogayı severim ama gülüyorum yahu elimde değil o zaman da kalitesini bozuyorum grubun.
hani iç dünyana yolculuk felan.
bakınız bi önceki yazı :))

hadi iç dünyamıza yolculuk edelim.
iç dünya yok nası edicez abi hahahaaa.
herkes seyahat ediyo ben öle mal gibi bakınıyorum.

evlenme bekar kalma konusuna girmeyeyim.
yok yok girmeyeyim :)))

venüse selam olsun...
yaşama sevincin hüzünden fazla olsun...

çenem düştü birileri de beni durdursun...

ahhahaaa.

Nehir İda dedi ki...

Yapma yaw temmuz çokmuş uff:(( kocaya sarmasam bari.

deeptone dedi ki...

ha ha bak işte formdasıııın.
:)
hormonlar bence.
:)
boşver ilaçları kullanan çok ama kaçış evet gerçek hastalık değilse.
:)
yoga tebisi daa iyi.
:)
son cümlede iyi bağlamışsın olayı.
:)

sırrakalem dedi ki...

haklısın evlenince böyle dertler kalmıyor. evdekiyle didişmekten dışarıdakilerle uğraşmayı, onlara sinir olmayı bırakıyorsun genelde :P

suvebeyaz dedi ki...

:))))))
ya harika geldi sabah sabah yorumun absalom amca, bence sakıncası yoktu devam etseydin:))bana da teyze diyince bozuluyorum yahuuu veletler:)

yoga da ölee durup iç dünyana filan dönmüyosun yaaa, kandırıyolar sizi, yok bizi de olabilir, gayet aksiyonlu geçiyo dersler:)

güzel dileklerin için sağolasın, herkesin önce yaşama sevinci olsun, gerisi zaten olur:)

suvebeyaz dedi ki...

Nehir İda:))
aman diyeyim, dayan bak az kaldı:)

suvebeyaz dedi ki...

deep:)
fena bağlarım:)
katılıyorum ben de karşıyım, ama tek çözüm ilaçsa yapacak da bişi kalmaz bazen.

suvebeyaz dedi ki...

deep:)
fena bağlarım:)
katılıyorum ben de karşıyım, ama tek çözüm ilaçsa yapacak da bişi kalmaz bazen.

suvebeyaz dedi ki...

sırrakalem:))
bence evlenince dertler küçülüyo, somutlaşıyo da diyebiliriz buna:) evdeki varken dışardakine niee sinir olsun insan ayrıca:))

Yazgüneşi dedi ki...

direndim direndim direndim
baktım olmiiiycek
son 1 haftadır ulu lustral ve ben çooook mutluyuz
bazen lazım
3 yılda bi kür yapıyorum
napimm yoksa feciyim
yani öyle böyle değil :)))

suvebeyaz dedi ki...

Yazgüneşi:)))
bazen gerçekten lazım:) yoga yap bak bence, kafa hep güzel kalıyo:))

murdum-erigi dedi ki...

Şu yoga/meditasyon işine kesin girmem lazım, sık sık su kaynatmaya başladı şu aralar. Azıcık sessizlik vericekse başlarım ama. Kendini dinleme işi falansa çok tehlikeli, zaten onu dinliyip duruyorum :D

suvebeyaz dedi ki...

murdum-erigi, kesinlikleee tavsiye ediyorumm:))
kendini dinlemeyi bırakıyosun, dingin yanına dönüyosun aksine :)

Syrakusa BB dedi ki...

Ben de istiyooom o depresanlardan üztüne armudun sapını kemiricem. Üzümün çöpünü yutarken boğazımda kalacak öksür babam öksür. hayvani sesler böğürtüler, pastırma olmak üzere olan domuzun çıkardığı höynkürükler desen inletir tüm apartmanımdaki komşularımı su yetiştiren yetiştirene..
hacı dedin ya hjayallerimi tsunami gibi vurdun ya ; tarihin içlerinden gerlen bir dürtüyle kılıcımı çekip deve kesicem ki üstündeki hacı düşsün yılan soksun onu.oscar çöllerde hemşiiiire..
Pornolarda gher moku denediler bir tek polyannaya ittiremedikleri kaldıydı. Niye ? polyanna bozulursa herşeye iyimser bakanlar olmıycaktı. olmazlarsa depresanlar da olmıycaktı. olmazlarsa biz ne mok içecektik ? 20 mg den 60 a çıkarılmış paxera kutularını nereme koyayım ?
Çok terbiyesiz oldum ben çok. Çuşka biberi ağzıma.. mezara kola fışkırtın. plasmamı seveceğim öldükten sonra bilem.
biter.

su vebeyaz dedi ki...

:)))))

ilaçların yan etkisidir o, aldırma, her şey zıttıyla var şu hayatta, terbiye dediğin de uydurma kavram neticede:)

polyanna'yı karıştırma hiiiçç dicem ama, onunla ilgili şöyle bi hikaye var ayrıca, polyannayı dağa kaldırmışlar, aa ne güzel orman havası aldım demiş, ayy bak benim de terbiyem nerelerde..

hacı sana neyi çağrıştırdı bilmiyorum, ama yıkarım ben, hayata geliş amacım bu, kiminin hayallerini, kiminin evrenini, yıkarım özetle, yıkarım bknz. eş anlamlıları.

Yorum Gönder