Küfrederek uyanıyorum bikaç sabahtır, offf yine mi kalkıcam yine mi işe gidicem yine mi aynı şeyler, bu nası bi döngüdür kendini tekrarlamaktan yorulmaz ama ben yaşarken yorulurum. Uyanır uyanmaz bi sebep arıyorum, neden uyanmak zorunda olduğuma dair, elle tutulur hiçbişey bulamıyorum sonra, sonra aramaktan vazgeçiyorum. Malum zaman dar, sürmeliyim savaş boyalarını, hazırlanıp bir an önce çıkmalıyım dışarı.
Bu sabah yine böyle sabahlardan biriydi, bi kuş gördüm parkta - sabahın köründe parka koşuya ya da yürüyüşe gidecek kadar deli değilim henüz çok şükür - dişçiye giderken yolda gördüm. Çimleri sulamak için bırakılan hortumdan minik bir sızıntı vardı fışkıran, gitti kapadı minicik ağzını onun üstüne, kana kana içti suyunu, ben bi umutlandım neden bilmem yaşama dair. Hani sebep arıyodum ya uyanmaya, tabiatın kendisi öyle kusursuz bir işleyiş içinde ki vardır dedim bi nedeni bugün bu yoldan ya da birilerinin hayatından geçiyor olmamın, vardır büyük bi plan benim anlamadığım, sahi vardır di mi.
Geçmek demişken, kimimiz bir diğerimizin hayatından sadece geçip gitmek için çıkıyoruz belki sahneye, anlaşmalı bir figüranızdır belki onun hayatında, sınavının bir parçası, ya da kendimizizdir sınavın ta kendisi. Ben bunu geç anladım, çok önemsedim bu yüzden kendimi, yaşadıklarımı, oysa hayat basit hayat sıradan hayat bi o kadar sahici.
40 yorum:
Muazzam olmuş . Yüreğine sağlık subeyaz.. birde duranlar var onları da okuruz inşallah kaleminden..
kuş ağzını yıkıyordu, belki öbür kuş git ağzını yıka gel demişti. durum böyleyse ve o kuş bu yazını okusa, (biri beni durdursun)...
kas rahatsızlığı nedeniyle öksüremeyen, bu nedenle ciğerlerini temizleyemeyen birinin ötönazisini izlemiştim zamanında. öksürmenin bile nasıl bir değeri varmış oluyor insan. yeter ki insan yaşama azmi görmek istesin, baktığımız her yerde var bu.
suyum beyazım diebilirmiyim sana:)
bu döngü olayı benimde bu ara ve her ara, sabahları içimde ince bi sızı, ama daha öncede defalarca bi çıkış bulamadığımdan mütevellit:) nefes alıyorsan çalışacaksın diip düşüorum yollara. Ama hala bu hayattaki o kusursuz dengenin hangi boşluğunu doldurduğunu çözemedim suyum beyazım:)umarım herşeyin bi anlamı vardır...
Yorma kendini.. Becerebiliyorsan, nefes almamayı dene. Hep derim, bunu yapabildiği gün yaşamdan vazgeçme ve bir anlam arama hakkını da kazanır insan. İlla anlamı olmak zorunda mı? Futbol basit oyundur demiş tapılası Cruyff, ama onu zorlaştıran futbol insanlarıdır diye de eklemiş. Hayat da basittir, nefes almak kadar. Zorlaştırmayın.
aa ne güzel olmuş o kuşu görmen.
:)
hayatımızdan insanlar gelip geçer.
iyi ki hepsi kalmıyor ki.
:)
tabii önemsememek lazım.
bak hermann hesse okusana.
:)
Asil,teşekkür ederim, beğenmene gerçekten çok sevindim..
two :)))
kimbilir, evet evet durdursun biri seni :)
geçen akşam bende 2 yıldır ötenazi isteyen, bu süreçte etrafındaki insanların desteğiyle bir resim sergisi açmış bir adamın röportajını dinledim.Spikerin saçma salak sorularından kalkıp boğasım geldi yani, oturduğu yerden yaşam sevinci dersi veriyodu. Ben bi insanın yaşamak kadar ölme hakkı olduğuna da inanıyorum, herkes için çok zor olsa da bu.
Ve kesinlikle bugün bize normal gelen herşey çok çok değerli, bir bardak su içebilmek bile öyle büyük bi saadet ki, buna en ufak şüphem yok.
tabi ki pamukprenses :)
hoşgeldin diyeyim önce sana o zaman :)
nefes alıyosan hakkını vereceksin di mi, dooru diosun :)
umarım vardır...
Avram, illa anlam olmak zorunda mı, eğer altından kalkamayacağın şeylerle yüzyüze geliyosan anlamı olsa iyi olur diyosun :))
Olur üstad, bundan sonra minimalist yaşicam, hatta hırkamı alıp bi dağ başına yerleşcem,zorlaştırmicam yaşamı :)
Cruyff'de güzel demiş bu arada her kimse :)
Öyle bir şey demiyorum.. Anlam aramakla uğraşma diyorum sadece. Hele son dediğini hiç demiyorum. Cruyff'a her kimse diyen dilini eşşek arısı soksun.. Onun adını anarken önce ayağa kalkmalı, üst baş düzeltilmeli, ceketlerin önü iliklenmeli, baş dikleştirilmeli sonra ismi tek solukta ve güçlü bir şekilde ağızdan çıkmalı. Adamın DNA ları sırf bu iş için bir araya gelmiş.
:))))
ya nası bi saygıyla ismini andım bilmiyosun sen, bakma her kimse dediğime :))
bi bakim yaa nie bu kadar kıymetli şu adam, alla allaa .)
deep :))
herkes bişi öğretiyo, görev süresi dolunca da gidiyo sanırsam :)
ben gideni de kalanı da önemsiyorum ki, iyi ki tanımışım diyorum :)
herman hesse okurum olur, yıllar yıllar evvel bozkırkurdu'nu okumuştum, döneyim bi :)
Sabahlar önemlidir nasıl kalkarsan öyle devam eder gün..o yüzden güne pozitif başla güzel bir müzikle mesela.. sağlıklı olduğun için aldığın her nefes için şükret..uyanmak zorunda olmakta güzeldir uyuyamamaktansa
sevgilerle..
hanım hanım, yaşamak çook ciddi bişey bi kere :) sen hangi oyunda gereksiz, konuşmayan bi oyuncu gördün hem..sahneye konulan herhangi bi eşyanın bile boşuna yeri yok orada..anlattığı önemli birşey, bi anlamı var!sahne büyük yada rolün küçük, kim demiş, o senin yanılsaman.sadece repliği okuma sıran her an gelmez, ama varlığın olmazsa olmaz : )
@avram: nedir bu futbol aşkı allahım, karganın bi tüylerini yolmadığın kaldı :)(hoş eline sağlık, hayatın anlamını başka bi kuştan öğrenecek kadar kargalığını unutmuş olsada, ana yüreği, kıyamıyor yinede :))
yüreğimdeki yağmurlar, biliyorum söylediklerinde sonuna kadar haklısın, mızmızlanmicam bi daha bu konuda:) sevgilerle..
karga lan, bensiz olmaz bu dünya, onu biliyom bi kere, düşüncesi bile korkunç :))
muhalif kişiliğinle yine döktürmüşsün, tebrik ettimm canımcım :)
Avram, Cruyff'u sordum soruşturdum, fena adama benzemiyo ya :)
bazen bu kadar düşünmek yerine bakmayı ve görmeyi becerebilsek bir değil bir sürü anlamı yakalayabiliriz etrafımızda hatta kendi içimizde diye düşünüyorum. hele ki pek çok insanın yaşama şansı bulamadığı şu hayatlarımızı böylesine boş yere harcarken...
Kimyacı simyacı hanım.. Yaşamın ciddiliği sadece, vageçilmezliğindedir. Hadi durdur nefes almanı iradenle. Yapamazsın. Sadce bu işte, gerisinin önemsenecek bir yanı yok bana göre. Tek olsak yaşamda belki ama o kadar çok insan varken varlığımızın etkisi nedir dersen.. herkes saymaya başlar efendim şudur budur çevremizdir falan diye. Doldurulamaz bir boşluk değil, üzgünüm. Futbol aşkı değil, zanaati sanata çevirenleredir aşkım. Adam, futbolun VanGogh'u.. Ha picassosu da Maradona bak, o başka. Bambaşka..
ben düşünmeyi bıraktım artık maya, gözlemciyim dünden sonra :))
boşa harcamıyoruz belki ama tam hakkını da veriyo muyuz tartışılır..
Avram, iradenle nefes almayı durduramazsın belki ama, iradenle yaşamamayı seçebilirsin. Diğer herşey kadar yaşam da vazgeçilmez değildir..
Ben onu kavgasını çok yaptım insanlarla.. İntihar hakkı diye bir şey yoktur. Becerebilen, tıpp deyip durdursun bakalım.. Elini kullanmak istemezsen kullanmazsın. Gözlerini yumarsan görmezsin. İki şeyi yapamayız: Nefes almayı ve kalbi durdurmayı.. İntihar, iradi seçim değil. İnsanın aklının çeşitli dolambaçlı yollarla aldığı bir kararı uygulaması. Bu seçim değildir abi. Seçim dediğinde, ya yaparsın ya da yapmazsın. Eğer, nefes almaktan vazgeçebiliyorsak, o zaman intihar hakkımız da var demektir. kalbin atmasını durdurabiliyorsak, intihar hakkı var demektir. Hak, seçim yapma hakkını da doğurur. Ortada ben bir seçim göremiyorum. Eşşek gibi yaşamak zorundadır insanlar..Sonuna kadar. Ama bu yaşamı abartıp anlamlara boğmanın da manası yok. Yaşa.. hani o hırkanla, insani yanlarınla yaşa.. Eğer bir anlamı olacaksa ya da bir etkisi zaten olur. Su içen kuşu da rahat bırak..Susamış hayvan işte.
nerem muhalif yaw benim, bana sorsan dünyanın en uyumlu şeyiyim ben :) bak sor Avram'a mesela ?:)
@Avram: VanGogh'un sarı oda resmi üzerine ciddi psikolojik tanılar koymuş biri olarak diyebilirimki, bişey kaybetmemişiz karga.. :) yahu adam boyalarını yemekten akıl hastanesine kaldırılıp, sonra bedeni boyalara tepki olarak herşeyi sarı gören ve resimleri bundan sonra sadece sarı tonlarında yapan bi deli :) ha saygım varmı, hemde nasıl :) ama kabul edelim, adam bildiğin huysuz uyumsuzun tekiydi :)örneğiniz önünde saygıyla eğiliyorum üstadım... :) not:istersen picassoya hiç girmim bile:)
Derin mevzu Avram, tartışırız bi gün, neydi bi çocuk vardı tv'de Aref ti galiba, durduruyodu o kalbini de nefes almayı da :)
Su içen kuş süperdi ya:)
Ya ben doğadan esinleniyorum ama, baktığım herşeyden bi tad alıyorum ki, gökyüzü mesela Avram gökyüzü, görüp görebileceği en muhteşem şeylerden biri insan gözünün :)
karga delisin sen ya :)
En az Van Gogh ya da Picasso kadar hem de..Avram sen de öle :)
nası güzel insanlarsınız siz böle ya,valla :))
Futbol dahi delileri vardır: George best, Johann Cruyff, Maradona gibi.. Best, sirozdan öldü. Eşşek yükü ile içer, domuz gibi sigara tüttürür, hiçbir güç antreman yaptıramaz-dı. Ama adam, sahaya çıktı mı o maç hiç bitmesin isterdin. Cruyff da Hollandalı ( Tesadüfe bak) Van Gogh gibi. 74 dünya Kupası final maçı öncesi, kampta isyan çıakrtıp, sevgililerini-eşlerini istemişler yanlarına. O tarihe kadar görülmüş şey değil. Çok sigara içen, sahada tepesi attığında rakibi ile dalaşan, sert girene çelimsiz görüntüsüne rağmen daha da sert girebilen, ayağını raket gibi kullanan, futbol zekası tavan yapmış adam.. MAradonanın nanelerini hiç saymayayım.. Ama işte, ayağına topu aldığında, 8 kişiyi geçip gl atabiliyordu. Öyle bir herifti.. DNA larının düzeni bu iş içindi. Deha ile deliliğin ince bir çizgi ile ayrıldığını bilmiyor musun sen? Gir gir, gir Picasso konusuna..Bi ağzını aç da bak neler oluyor gör..
Allahımmmm, ben bu yaşıma kadar futboldan nasıl uzak kalabildim, nasıl yaptım bunu kendime, affetmiycem kendi kendimi bida :)
@ karga: Avram küfre başlayabilir, okumadan gönderme sakın :)
@ avram: Ben onu kavgasını çok yaptım insanlarla.. İntihar hakkı diye bir şey yoktur. Becerebilen, tıpp deyip durdursun bakalım.. Elini kullanmak istemezsen kullanmazsın. Gözlerini yumarsan görmezsin. İki şeyi yapamayız: Nefes almayı ve kalbi durdurmayı.. İntihar, iradi seçim değil. İnsanın aklının çeşitli dolambaçlı yollarla aldığı bir kararı uygulaması. Bu seçim değildir abi. Seçim dediğinde, ya yaparsın ya da yapmazsın. Eğer, nefes almaktan vazgeçebiliyorsak, o zaman intihar hakkımız da var demektir. kalbin atmasını durdurabiliyorsak, intihar hakkı var demektir. Hak, seçim yapma hakkını da doğururrrrrrrrrrrrrrrr.. hakaten bi avukat olduğuna inandım şimdi :)laf ebeliği yapma bi kere, hayat seçimlerden ibarettir, hayatı yaşamakta, kötü yaşamakta, yaşamayı istememekte, hem istemeyip, hem ister gibi görünüp, hemde bedenini hasta etmekte...bi yerde dinlemiştim, bedensel hastalıklarda, bi çeşit sabotajmış yaşamaya, ona ne diyeceksin bakalım, illa ''ahanda nefesimi tuttum, boğulcamla'' vazgeçmezsin yaşamdan..ayrıca karga, hay ben o kuşun :) nerden gördün, nerden bi saattir konuşuyoruz bi kuşun su içmesini yahu :)
Mayıs Yağmuru: hayat seçimlerden ibarettir, hayatı yaşamakta, kötü yaşamakta, yaşamayı istememekte, hem istemeyip, hem ister gibi görünüp, hemde bedenini hasta etmekte.. diyorsun değil mi? Peki ben ne diyorum bir daha bakalım:Seçim dediğinde, ya yaparsın ya da yapmazsın. Eğer, nefes almaktan vazgeçebiliyorsak, o zaman intihar hakkımız da var demektir. kalbin atmasını durdurabiliyorsak, intihar hakkı var demektir. Hak, seçim yapma hakkını da doğurur. YAni seçimden bahsedebilmek için, başka hiçkimse kişi ya da olguya bağlı olmayan davranış ve davranışa bağlı kararlardan bahsedebiliriz. Senin sıraladıklarına bir dnüp baktığımızda hepsinin yaşam formu içinde yer alan davranışlar ya da ruh halleri olduğunu görmüyor muyuz? Bunlar SEÇİM DEĞİLDİR. Nokta.. Kimyacı Simyacı, avukat lafını edip durma ne olur avukatlık zanaat kısmıdır HUKUKUN retorik becerisi ile uzaktan yakından ilgisi bulunmamakta. Bu durumda, kişisel yeteneğinim bir zanaatkarlık becerisi ile karıştırılmasını hiç hazzetmiyorum.
küfür falan da etmem ayrıca, niye edeyim kardeşim..
@ AVRAM: :))
suve;
gecip gitmek icin olsa bile sahneye cıkmak guzel bee:))
gunlerden cumartesi,
carsambaya donus yapmamak adına yukarsını saymıyorum:)
:))
güzel be matias gerçekten :)
yazdıklarını okuyunca bunalıma girsem de güzel :)
eheheh
o kadar mı kotuyum ya
askolsun bana:)
:))
evet evet o kadar :) aşkolsun sana ama bunalıma itmeyen türden emi :)
bunalımsız ask mı olur suve ya
bak hala devam ediyorum:))
tamam tamam sustum:)
:)))
hey allahımm,sus matias bence de :)
Hayat çizgimizi belirleyen tesadüfler aslında. Minik rastlantılar, büyük rstlantılar. Planlanmış bir şey yok gibi geliyor bana.
Vladimir, kimbilir belki de öyledir. Benimkisi temenni dilerim vardır diyorum :))
aman da aman da blogunu açarmış da.
:)
deep :)))
Yorum Gönder