18 Mayıs 2015 Pazartesi

Senin benimle zorun ne

Günlerdir, hatta aylardır bir sorunu çözmeye çalışmaya adadım kendimi, ne adayacağım, elbette ki böyle bir gayem olmadı, hayatın giydirdiklerinden işte.. ben de el mahkum uğraşıyorum. Genelde kendime ait konularla ilgili daha serinkanlı, daha esnek bakardım hayata, kendimi yiyip bitirmez, illa ki çözüm bulacağıma inanır, bu nedenle de hayatımda olup bitenleri paylaşmak yerine, başkalarını dinler, ilham alırdım nelerle karşılaşılabileceğine dair.
 
Bu defa öyle olmadı, günlerdir kimi bulsam anlatıyorum, hemen bir şikayet bir sızlanma moduna geçiyorum, birisiyle paylaşıp o yükü üzerimden atmak için didiniyorum, en son tez danışmanıma anlatırken buldum kendimi. Biliyorum onunla sadece bilim yapmamız lazım ama koptu bende kayış. Belki problem benim gördüğüm kadar büyük değil, belki olayları ben abartıyorum, belki yaşlandım, belki delirdim, bilmiyorum işte.
 
İnsanların niye sürekli şikayet ettiğini, birbirleriyle bir şeyleri paylaştığını ilk kez anladım, işin yoksa depresyon için kliniklerde al soluğu, ne zormuş arkadaş. Dün itibariyle maksimum seviyeye ulaşan bu delilik hallerim bir son buldu, dedim bana ne, bırak akışına, yanmışım bakışına, ayy her neyse işte.

Bugün bu soruna kökten olmasa bile büyük oranda çözüm getirecek bir sonuç için beklemekteyim, kısmet bakalım neler gelecek seçenek olarak önüme. Bundan sonrası için ise aldığım en büyük ders, hayattan her zaman alınacak bir dersin olduğu, çok da gerekliydi zaten.

Üzerimdeki kara bulutların gelen yaz itibariyle dağılması ümidim, git arkadaş başkalarıyla uğraş, beni yeterince mükemmel bir varlık haline getirdin, empati yapamadığım canlı kalmadı. Benden önceki en aşmış insan Buda, iki numara ben.

Birkaç gün sonra...

Deli değilmişim, olayları çarpık çurpuk gördüğümü düşünüyorken, öyle olmadığını anladım. Aslında olaylar normal seyrinde gelişmemiş, benimki sadece biraz yüksek önsezi olmuş. Yine de tahminlerin kadar kötü ilerlemeyeceğini düşünmek istiyorum her şeyin, yanılmak istiyorum. Sen koru İsa.


 

10 yorum:

Syrakusa BB dedi ki...

İsa kay bi yan tarafa sen bişi dicem Su'ya..
la bi çekil olum yaa !! git çivilerini çıkar sen hadi..
hah

oluruna bırak..
olmazsa yarın yine bırakırsın.

isa paslı lan bunlar, tetanoz ol gel hadi.. neme lazım ..

su vebeyaz dedi ki...

Syrakusa:)
isa masum yaa, bütün suç bende, çivi seviyorum heralde.
sakinleştim yazınca yaa, geçti geçti:)

deeptone dedi ki...

heeeey nerdesin sen yaaaa. blogunu bulamıyodum kapatmıştın yaaa ne zaman açtın oleeeey. iyi misiiin :)

su vebeyaz dedi ki...

deep, ayyy ne sevindim bir bilsen, oleeyy diyorum ben de:)

kapattıktan bi süre sonra açtım ama nasıl başardıysam yeni hali kimsede güncellenmiş görünmüyor:)

iyiyimmm, ya sen ? dur dur bloğunu okuyayım, öğrenirim nasılsa:)

deeptone dedi ki...

iyiyim ki. görüşürüüz :)

complete_the_sentences dedi ki...

Bırak akışına, yanmışım bakışına! Tuttum bunu. Her an çalabilirim izin verirsen. ;) :P
Keyifliydi yazı, teşekkürler... :)

su vebeyaz dedi ki...

Complete diyebilir miyim ben sana acaba, uzun oluyo yoksa:) dilediğin gibi kullan, kelimeler hepimizin:)) siz keyiflenin diye ben acı çekiyorum zaten, rica ederim:))) yaşadıklarıyla dalga geçmeyi es geçince kafayı yiyo insan:)

deeptone dedi ki...

her şey yolunda mı şimdiii :) karman düzeldi mii :)

su vebeyaz dedi ki...

her şey yolunda gibi yapıyorum, sorun olmuyo:))

ya karmam düzeldi mi bilmiyorum ama benim ruh halim düzeldi deep:) bir daha boyumdan büyük cümleler etmeyeceğim:)

SESSİZ PRENSES dedi ki...

merabaaaaa:):) hoşgeldin o zamannn..zaten vardında hoşgeldin yine :):)

Yorum Gönder