8 Mart 2014 Cumartesi

Bitişler de güzeldir:)

Efenim üç hafta boyunca azim ve kararlılıkla devam eden, üst solunum yolu enfeksiyonu adı altında zihnimi ele geçiren bir mikrop bünyeme ne kadar faydalı oldu anlatamam, anlatamayacak olsam burada işim ne di mi.
Evde dinlendiğim bir buçuk günlük bir süreçte, nöronlarım aktive oldu efenim, ilaçların etkisiyle olsa gerek, değişik değişik fikirler geldi aklıma, önce dedim iş değiştireyim, iyi de ne iş yapabilirim ki. Bir yanda yıllarımı heba ederek aldığım bi eğitim ve tecrübe, öte yanda bir kaçıp kurtulma isteği. Şu an da çalıştığım işi çok severek yapıyorum, tek sorunum istediğim zaman dinlenememek, istediğim zaman tatile gidememek, hastayken bile işe gitmek zorunda olmak, ne uzatıyorum arkadaş kısacası insan olamamak.
İsyankar kuzu ve yağmur adamla günün 18 saatinde çeşitli aralarla yapmış olduğumuz beyin fırtınası sonucunda don işine girmeye karar verdik, evet evet don, renk renk desen desen donlar, detayları burada anlatarak know how'ımızı uluorta dile getirmeyeyim, zira çok büyük hedeflerimiz var bu alanda. Bir de her şey know how oldu ya la, kimse kimseye bi bilgi vermiyor, neymiş efenim çok önemli bilgilermiş bunlar, diyemiyorum geri zekalı senin sakladığın şeyi internetten ben okuyup buluyorum, neyse konumuz bu değil saptırmayalım.
Yaklaşık iki yıldır, çalıştığım işe ilave bir iş daha eklenmişti, iki ayrı firmada iki ayrı görevdeydim, çok çalıştığımı gören çok kıymetli sevenlerim gel seni düşes yapalım dediler, ben de bir heyecan aaa tabii demiştim, baktım böyle olamayacak, firma adlarını bile karıştırıyorum, artık ruhsal karmaşa yaşıyorum aidiyet duygum zedelendi diyerek dün istifa mektubumu verdim efenim. Hepsi don işine ağır ağır geçiş için altyapı hazırlığı mahiyetinde görünse de olay biraz daha farklı inan, yoruldum, yıldım, pes ettim işte be.
Birkaç gündür minik kuzum evde, onun o tükenmek bilmeyen enerjisi ve müthiş hayal dünyasıyla baş etmenin ne kadar zor olduğunu anlatamam, ama öte yandan öyle güzel bir şey ki, o yeşil gözleriyle karşılaştığımda eriyorum, dünyanın en muhteşem varlığı karşımda duruyor. Çocuk zor şey arkadaş, ciddi sabır gerektiren bir iş, ve kesinlikle benim gibi bir bünyeye iki numara büyük.
Memleketin hali vs gibi ciddi konulara hiç girmiyorum, mayın tarlası oralar, mikro ölçekte gördüğüm değişik karakter yapıları üzerinden yaptığım analizle, genel eğilimin böyle olması normal görünüyor, ahaha çok bilimsel bi cümle oldu valla. Su akar yolunu bulur diyorum, vazgeçilmemesi gerekenleri doğru belirleyelim de hayatta, gerisi kendiliğinden gelir. Onurunu yitirmeye görsün insan, her şey mubah olur elbet. Neyse ki hala, sayıları çok olmasa da, kimi insanların her koşulda doğruyu söyleyebilmelerine, insanlara güvenebilmelerine, sadece kendisinin değil ötekinin hakkı için kavga edebilmelerine aşığım ben.
 
 
 
 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder